(766 S. K. m. 28, 29)
Taraflar arasındaki tapulama tesbitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Erzurum Tapulama Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen 16.7.1973 gün ve 970/145-33 sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine,
Hazine 1940 yılında uhdesinden çıkardığı taşınmaz malı 1942 yılında davacıya temlik etmiştir. Usulen yapılıp kesinleşen iskân tahsis ve tefvizleri tescilden önce de mülkiyet hakkı doğurur. Bu duruma göre davalının kaydının kâdim ve sahih esasa dayandığının kabulü gerekirken dayanağı kadim olmayan davacı tapusuna değer verilerek davanın kabulü cihetine gidilmesinin Usul ve Yasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece, önceki kararda direnilmiştir.
Yasa'ya uygun biçimde yapılıp kesinleşen iskân tahsis ve tefvizleri tescilden önce mülkiyet hakkı doğurur. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın bu ilke ışığı altında çözümlenmesi gerekir.
Olayda, dava konusu taşınmaz kararnameye dayanan Toprak Tevzi Talimatnamesi gereğince 7.6.1940 tarihinde davalıya tahsis edilmiş ve bu tahsis onanmak suretiyle kesinleşmiştir. Bu duruma göre taşınmazın Hazine uhdesinden çıkışı tahsisin kesinleşme tarihidir. Hal böyle olunca aynı taşınmazın daha sonra 1942 yılında Hazine tarafından davacı tarafa temliki hukuki dayanaktan yoksundur. Taşınmazın davalı adına tapuya tescili 18.11.1947 tarihinde yapılmış ise de yukarıda belirtilen ilke gereği mülkiyet hakkı, tahsis ve tefvizin, kesinleşme gününde doğduğundan ve davalının tapu kaydı kâdim ve sahih esasa dayandığından davalının kaydına değer verilmesi zorunludur. Bu nedenle Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırı olduğundan direnme kararı bozulmalıdır.
Temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy