(818 S. K. m. 360)
Dava: Taraflar arasındaki eser sözleşmesinde alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Afyon İkinci Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 12.4.1976 gün ve 266/158 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine; Yargıtay Onbeşinci Hukuk Dairesi'nin 27.10.1976 gün ve 2166-3411 sayılı ilamıyla, (...Mahkeme, delil tespit raporuna dayanmak suretiyle, sözleşmeye aykırı yapılan ve noksan bırakılan işler karşılığı 62.876 liranın davalılardan alınmasına karar vermiştir. Oysa bilirkişi raporunda sözleşmeye aykırı işlerin değeri, taraflar arasındaki 31.8.1972 günlü sözleşme ile kararlaştırılan götürü bedel dikkate alınmaksızın 1974 yılı Bayındırlık Bakanlığı birim fiyatları esas alınarak bulunmuştur. Bu hesap yolu ile davalı üstlenicilerin borçlarını ne oranda ve ne miktarda yerine getirmiş olduklarını doğru olarak belirtmek olanaksızdır. Davalılar delil tespiti raporuna dava açılmadan itiraz etmişlerdir. Şu halde mahkemece 450.000 liralık götürü eser bedeli esas alınarak ve buna orantı yapılmak suretiyle noksan bırakılan işler değerinin ve sözleşmeye uygun yapılmayan işler dolayısıyla orada meydana gelen nefaset farkı tutarının bilirkişi incelemesi ile tespit ve tayin ettirilmesi ve ortaya çıkacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekir...)gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden: Davalılar vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Taraflar arasındaki eser sözleşmesi götürü esasa dayanmakta olup davacı, 450.000 lira olarak kararlaştırılan götürü bedelini davalılara ödediğine göre davacının noksan bırakılan ve sözleşmeye aykırı yapılan işler karşılığını istemeye hakkı vardır. Bu esasa dayanılarak açılan davada götürü bedel de ödenmiş olduğundan ayrıca noksanlık nedeniyle geri alınması gereken miktarın tespitinde orantı yoluna gidilemez. Direnme bu yönü itibariyle uygundur. Ancak mahkemece rapora itirazlarda dikkate alınıp yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak, eserdeki noksanlıkların dava tarihindeki piyasa rayiç fiyatlarına göre tespit ettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen sebeplerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 31.01.1979 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy