(818 S. K. m. 248)
Dava: Taraflar arasındaki kira tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gönen Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 23.02.1977 gün ve 976/112-977/88 sayılı kararın incelenmesi davalı İbrahim tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Üçüncü Hukuk Dairesi'nin 28.03.1977 gün ve 1802/2170 sayılı ilamiyle,
(... Bilirkişilerin ödevi olağan rayici saptamaktır. Kira parası, taşınmaz mal sermaye geliridir. İki dönem arasında toptan eşya fiyatlarındaki artış, bunun paranın alım gücüne tesiri, memur maaşlarındaki kat sayının ve asgari işçi ücretlerinin artmasının olağan rayici etkisi derecesi, toptan eşya fiyat endeksleriyle geçim endeksleri de incelenerek saptanmalıdır. Bu endekslerde, belirtilen artış oranlarını aşan biçimde olağan rayice değişikliğin kalabilmesi için özel sebeplenin bulunması ve bunun inandırıcı delillerde kanıtlanması zorunludur...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Mahkemece hüküm altına alınan kira parasının özel daire bozma kararında belirlenen esaslara uygun olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır. Hukuk Genel Kurulu'ndaki görüşmeler sırasındaki kira parasının geçerli bulunacağı dönemin belirlenmesi yönünden öncelikle ihtar tarihi üzerinde durulmak üzere direnme kararının bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de çoğunluk şu gerekçe ile bu görüşe katılmamıştır: 21.11.1966 gün ve 19/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kiralayanın tespit davası açmak için kiracıya önceden ihtar göndermesi gerekli değildir. Kiralayan yeni dönem için her zaman tespit davası açabilir. Kira tespit davası hakkındaki dava dilekçesi kira döneminin sonundan yeter süre önce tebliğ edildiği takdirde kiracı yeni dönemde yeni kira parası ile sorumlu tutulacaktır. Aynı İçtihadı Birleştirme Kararına göre, bu yeter süre, kiracının tahliye hakkını kullanabileceği 15 günden önce düşünme olanağı sağlayacak bir süre olmalıdır. Burada öngörülen yeter sürenin az önce açıklandığı üzere, kiracının öncekinden daha fazla kira parası vermek istemeyerek taşınmazı tahliye hakkını kullanabilme amacına yönelik bulunmaktadır. Olayda, davalı taşınmazı tahliye arzusunda olduğunu ileriye sürmemiştir. Bu durum karşısında, artık 15 günden önce yeter süre sağlanıp sağlanmadığının tahkikinde fiili bir yarar görülmemiştir. Direnme kararı onanmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının ONANMASINA ve (135.00) kuruş onama harcının temyiz edenden alınmasına 21.03.1979 gününde ilk görüşmede yeterli çoğunluk sağlanamadığından ikinci görüşmede salt çoğunluk ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy