(634 S. K. m. 4) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki kat mülkiyetinde elatmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul İkinci Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 5.7.1976 gün ve 148-898 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay Beşinci Hukuk Dairesi'nin 20.12.1976 gün ve 5664-10089 sayılı ilâmıyla,
(
sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak davalının kendi bağımsız bölümü içindeki mutlak ve helânın bulundukları yerin salona katılması ve başka yerde helâ ve mutfak yapılması yapının projesine aykırı olmakla beraber bu tadilât ve inşaatın ortak yerlere de tecavüze sebep olduğu cihetle bunların eski hale getirilmesine karar verilmek gerekir.) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece, önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davalının, kat mülkiyeti kurulmuş bulunan apartmanda maliki bulunduğu bağımsız bölümde, salonu büyütmek amacıyla buraya bitişik wc ile mutfağı kaldırarak banyo dairesine nakletmek ve diğer bir takım ilaveler yapmak suretiyle gerçekleştirdiği değişiklik nedeniyle taraflar arasında görülen dava sonunda verilen karar özel dairece davacının diğer temyiz itirazları reddolunarak sadece "davalının kendi bağımsız bölümü içindeki mutfak ve helânın bulundukları yerin salona katılması ve başka yerde helâ ve mutfak yapılması ana yapının projesine aykırı olmakla beraber bu tadilât ve inşaatın ortak yerlerde tecavüze sebep olduğu cihetle bunlarında eski hale getirilmesine karar verilmesi gerekirken bu husustaki talebin reddi cihetine gidilmesi doğru bulunmamıştır" gerekçesiyle bozulmuş mahkeme dava konusu bağımsız bölümde gerçekleştirilen değişikliklerin iç değişikliklerden olup ana yapıya yarar verecek nitelikte bir onarım ve tesis işi olmadığının belirtildiği düşüncesiyle bilirkişi raporuna dayanarak önceki kararda direnmiştir. 20/5/1975 günlü bilirkişi kurulu raporunda, mahalli mahkeme ile özel daire arasında görüş ayrılığına neden olan mutfak ve wc ile ilgili değişiklik hakkında değişikliğin bağımsız bölüm içinde yapıldığı ve ana yapıya zarar verecek nitelikte olmadığı açıklanmış 24.2.1976 günlü raporda da aynı açıklama doğrulanmıştır. Bilirkişi raporlarında her ne kadar değişikliğin ana yapıya zarar verecek nitelikte olmadığı belirtilmiş ise de, kaldırılan bölmelerin taşıyıcı duvar olup olmadığı vs. teknik hususlar yönünden herhangi bir açıklama yapılmamış mücerret kanaat belirtilmiş, kanaatin dayanakları gösterilmemiştir. Bu itibarla raporların yeterli bulunduğundan söz edilemez. O halde mahkemece dayanakları da açıklanmak suretiyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak ve ayrıca imar mevzuatına göre yapılan değişikliklerde sakınca bulunup bulunmadığı da incelettirilerek deliller hep birlikte takdir olunup sonucu uyarınca karar verilmek gerekirken eksik ve yetersiz incelemeye dayanan önceki kararda direnilmesi isabetsizdir. Direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda, gösterilen sebeplerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA 14.3.1979 gününde bozmada oybirliği, nedeninde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy