(6570 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İstanbul Onuncu Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 6.5.1977 gün ve 442-647 sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Altıncı hukuk Dairesi'nin 9.6.1977 gün ve 4031-4356 sayılı ilamıyla, (...davacının sağlık durumunun düzeldiği raporla tespit edilmiş ve dinlenen davacı tanıkları ihtiyaç hakkında beyanda bulunmuşlarsa da, davalının savunmasını doğrulayan, savunma tanıkları, davacının her ay açıktan 4.000 lira para aldığını, bunun karşılanması için bono verildiğini davacının bu parayı kafi görmeyerek ayda 30.000lira kira istediğini davacının burasını boşalttıktan sonra bir konfeksiyoncuya kiralayacağını ve kiralananda yaptığı işi hastalığı nedeniyle değil bu işlerden bıkmış olması ve yaptığı mobilyaların vasıflarının iyi olmaması nedeniyle müşterilerin şikayeti yüzünden bıraktığını ve yeni sözleşmeyi 7.500 liradan yapıp aradaki 22.500 lira farkı bir yıllık peşin istediğini aksi halde dükkandan çıkartma tahdidinde bulunduğuna şahadet etmişlerdir. Davalı tanıkların birbirini tamamlayan inandırıcı ve olaylara dayanan beyanları dosyadaki delillere göre değerlendirildiğinde davacının amacının kiralananda iş yapmak değil, kirayı arttırmak istediğini gösterir. Bu durumda davacı, iş bu davayı açmakta iyi niyetli olmadığından red kararı verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülmesi ve suç teşkil ederek bir fiilinden dolayı davacıya takviye yemini verilerek davacı tanıklarının tercih edilmesi usul ve yasaya aykırıdır) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnmeyi kapsayan son hükmün süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların iddia ve savunmalarına, dosyadaki kağıtlara, gerektirici nedenlerine göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararını özel daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA 30.06.1978 gününde ikinci müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy