(743 S. K. m. 625)
Dava Ve Karar: Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Hacıbektaş Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 7.7.1977 gün ve 97-110 sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine,
(...Davalı, dava konusu taşınmazı paydaşların bir kısmından haricen satın aldığına, haricen satan kimselerin hepsi davacı olduklarına göre davacı paydaşın bu paydaşları temsil yetkisi olmadığı cihetle davalının bir paydaş gibi sayılarak ancak davacı payına vaki muarazanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
M.K.'nun 625/1. maddesi hükmünce hissedarlardan her biri, müşterek menfaatler için, diğer hissedarları temsil edebilir. Bu hüküm uyarınca hissedarlardan biri ilke olarak müştereken malik bulunulan taşınmaza üçüncü kişilerin el atmalarının önlenmesi davasını açabilir. Burada ortak yararların haklı gösterdiği yasal temsil söz konusudur. Olayda, davalı taşınmazı diğer hissedarlardan haricen satın aldığını gösterir bir senet ibraz etmiştir. Her ne kadar tapulu taşınmaz için bu nitelikteki bir satış senedi geçersiz ise de bu senet karşısında az önce belirtilen yasal temsili haklı gösterir neden artık ortadan kalkmıştır. Diğer bir anlatımla davalının el atmasının önlenmesi davasında diğer hissedarları temsil ettiğinden söz edilemez. Bu nedenlerle mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy