(743 S. K. m. 633)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana Asliye 3. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 28.4.1975 gün ve 1972/631 - 1975/311 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
(Davalılardan İsmail 5 sayılı parselde kadastrodan sonra paydaş olmuştur. İsmail'in kötü niyeti iddia ve isbat edilmediğine göre onun hakkındaki davanın reddi doğrudur.
Ancak, davacı 4 ve 5 sayılı parsellere ait tesbitin iptalini istediğine göre, dayandığı tapuların usulü dairesinde uygulanması, tapuların nizalı parselleri kapsadığı anlaşılırsa, İsmail'den başka öteki davalılar hakkındaki davanın kabulü gerekli iken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir, gerekçesiyle hükmü bozmuştur.
Davalılar vekili karar düzeltme istemiştir. Özel daire, davalı Şükrü Özer'in de kadastrodan sonra (5) parsel'den pay satın aldığı ve iktisabının kötü niyete dayandığı iddia ve isbat edilmediğine göre, davalı Şükrü Ö. hakkındaki red kararı da sonucu itibariyle doğrudur. Bu yönün 13.10.1975 günlü daire kararına eklenmesine, bu yön dışındaki karar düzeltme isteklerinin reddine karar verilerek) dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki kâğıtlara, dayandığı gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy