(1163 S. K. m. 1, 16, 42)
Taraflar arasındaki yönetim kurulu kararına itiraz ve tesbit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Kayseri Dördüncü Asliye Hukuk Mahkemesi)nce davanın kabulüne dair verilen 12.4.1977 gün ve 74/3-86 sayılı kararın incelenmesi davalılar tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay Onbirinci Hukuk Dairesi'nin 13.3.1978 gün ve 78/278-1138 sayılı ilamiyle(1 Kooperatifler, 1163 sayılı Yasanın 1. maddesinde açıklandığı gibi, değişir ortaklı ve değişir sermayeli kuruluşlardır. Bu nedenle kooperatife üye olmak isteyen S.'ın başvurusunu uygun bulan yönetim kurulu, onu ortaklığa kabul etmiş, adı geçen de ortaklık koşullarını yerine getirmiş ve ortaklar defterine yazılmak suretiyle bu ortaklığı kesinleşmiştir. Kabul kararında davacının yerine alındığının yazılı olması sonuca etkili değildir. O halde mahkemenin, davalı S.'ın kooperatife üye olmadığına karar vermesi isabetsizdir.
2 - Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Diğer organların işlemleri hakkında karar vermeğe tam yetkilidir. Yönetim kurulu kararları dolayısiyle bu kurula başvurulabilir. Kanunda öngörülen haller dışında, yönetim kurul kararları dolayısiyle doğrudan doğruya mahkemeye başvurmak olanağı yoktur.
Dairenin, üyelerden davacı Mehmet ile davalı S.'dan hangisine ait olacağı konusunda genel kurulca alınmış bir karar bulunmadan mahkemenin, dairenin davacıya ait olduğuna karar vermesi doğru değildir) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz edeni: Davalı S.
Davacı, davalı kooperatiften çıkartılmasına dair kararın iptaline, yerine alındığını ileri sürdüğü diğer davalı S.'ın ortak olmadığının ve (B) blok 24 numaralı dairenin kendine ait bulunduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
1 - Mahkemenin, davacının kooperatiften çıkartılmasına dair alınan kararın iptaline dair son hükmünü kooperatif temyiz etmediğinden kesinleşmiştir.
2 - 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 1. maddesine göre kooperatifler değişir ortaklı ve değişir sermayeli kuruluşlardır.
Davalılardan S., kooperatife ortak olma şartlarını taşıdığından bahisle ortak olmak istemiş ve aynı Kanunun 8. maddesinde öngörüldüğü üzere, kooperatif ana sözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleri ile birlikte kabul ettiğini belirten bir yazı ile başvurmuş, onun başvurusu olumlu karşılanarak kooperatif ortaklığına kabulüne karar verilmiş ve S.da 18, 19. maddelerdeki yükümlülüklerini yerine getirmiştir.
Hal böyle olunca adı geçenin kooperatif ortaklığı kesinleşmiştir. Esasen diğer davalı kooperatifin de onun ortak olmadığına yönelik her hangi bir girişimi mevcut değildir. Davacının ortaklıktan çıkarılmasına dair karar da "yerine yedeklerden S.'ın alınmasına" şeklinde ifade kullanılmış olması S.'ı ilgilendiren bir durum değildir.
3 - Sözü edilen Kooperatifler Kanununun 42. maddesine göre kooperatifin en yetkili organı gene kuruldur. (B) blok 24 numaralı dairenin ortaklardan hangisine ait olduğunu saptama görevi de genel kurula ait olacaktır. Esasen ortakların genel kurula başvurmadan doğrudan doğruya mahkemeye gidecekleri hal, Kanunun 16. maddesinde öngörülen çıkarma ile ilgilidir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki kağıtlara özel daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı S. lehine takdir olunan (1.400) lira avukatlık parasının davacıdan alınmış davalıya verilmesine 20.02.1980 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)