(743 S. K. m. 639)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karadeniz Ereğlisi Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 15.1.1976 gün ve 824-7 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Karar: ...Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli bulunmamaktadır. Dava ve tavzih dilekçelerinde durum açıklanmış hukuki neden belirtilerek taşınmazın tescili talep ve dava edilmiştir. Bu durumda iddia ve savunma gözönünde tutulmak, o dairede gösterilecek deliller toplanmak, nizalı taşınmazlara taalluk eyleyen kayıt ve belgeler yerine uygulanmak, şahitler çağrılıp taşınmazlar başında bilgilerine başvurulmak ve deliller beraberce takdir olunup sonucuna göre bir karar verilmek gerekir gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki kâğıtlara, dayandığı gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, üçte ikiyi geçen çoğunluk ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı Nazife Ç. tarafından 24.10.1952 gününde açılıp, ölümü ile mirasçıları tarafından takip edilen davada; davalıların murisi Hamzaoğullarından Cemile'nin oğlu İlyas'ın 321, 325, 317 tarihli tapulu 14 parça taşınmazlardaki paylarını kendi murisi ve babası Salih oğlu Raşit'e sattığını, Raşit'in ölümünden sonra da kardeşi Yaşar (nam diğeri Halime Alagöz) ile birlikte tasarruf ettikleri halinde davalılar intikale teşebbüs ettiklerinden, taşınmazların kardeşi Yaşar ile yarı yarıya adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Tapu kayıt örnekleri geldikleri ile birlikte celbedilmiştir. Tescil istenilen taşınmazların Ekim 1321, Aralık 1325 ve Kasım 1317 tarihli tapu kayıtları ile Mazlum oğlu Salih evlatları Halil, Raşit Yakup ve Cemile adlarına kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalılar, Ocak 1953'de intikal yaptırıp bir kısım paylarını satmışlardır, yine bu kayıtlara göre, Cemile 1322'de ölmüştür.
Bozmada değinildiği gibi tapuların tescili istenilen taşınmazlara aidiyeti konusunda uyuşmazlık yoktur. Davalılar da bu yönü kabul etmişlerdir. Bu nedenle yeniden keşif ve uygulama yapmaya tanık dinlemeye gerek yoktur.
Taşınmazlardaki payların 3 Kanunu evvel 1325 tarihli adi senetle davalıların murisi İlyas tarafından, davacının murisi Raşit'e satıldığı, Raşit'in 1928' de ölümü ile, 1929 yılında Nazife ile Yaşar arasında haricen taksim edilip, tescili istenen taşınmazların Yaşar'a düştüğü ve o günden beri Yaşar Zilyetliğinde olduğu, yerinde yapılan keşifte tanık beyanları ile anlaşılmıştır. Hakim bu gerekçe ile artık taşınmazlar üzerinde ayni bir hakkı kalmayan davacının davasının reddine karar vermiştir.
Direnme kararı Yasa'ya uygundur. 1952 yılında başlayan bir uyuşmazlığı, çözüme getirmeyecek keşifler ile beyhude yere uzatmaya gerek yoktur, Usul ve Yasa'ya uygun olan kararın ONANMASI oyundayım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy