(275 S. K. m. 7, 11)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Yedinci İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 18.5. 1978 gün ve 521-232 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesi'nin 3.7. 1978 gün ve 8663-9457 sayılı ilamıyla;
...Uyuşmazlık, Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 7. ve müteakip maddelerine göre iş mahkemelerince kotarılmaktadır. Aksi görüşle davanın görev yönünden reddi ve yasaya aykırıdır...
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden: Davacı sendika vekili.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Hangi kuruluşların toplu iş sözleşmesi yapabilecekleri veya başka bir anlatımla toplu iş sözleşmesine taraf olabilecekleri konusunun toplu iş sözleşmesi yapma ehliyeti kavramı kapsamında müteala edilmesi gerekli olup 275 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun Genel yetki başlıklı 7. maddesinde düzenlenmiştir. Az önce sözü edilen ehliyeti haiz birden fazla kuruluş mevcut olup da bunlardan hangisinin çoğunluğa sahip bulunması itibariyle toplu iş sözleşmesi yapabileceğinin tayini ise dar anlamda yetki sorununu oluşturur; bu husus da diğeri gibi Yasanın 7. maddesinde düzenlenmiştir.
Çağrı yetkisi üzerinde çıkacak uyuşmazlıklarda 275 sayılı Yasa 11. maddesi ile açıkça iş mahkemelerini görevli kılmıştır. Yukarıda açıklanan çoğunluğu temsil esasına dayanan yetkinin tesbiti kuşkusuz sorun olarak ehliyet hususunun gerçekleşmesini zorunlu kılar; 11. madde uyarınca yetki yönünü inceleyecek hakim, öncelikle kuruluşun toplu iş sözleşmesi yapma ehliyetini haiz bulunup bulunmadığını inceleyerek ancak bu yönden olumlu sonuca varıldıktan sonra çoğunluğun temsil edip edilmediği hususunu araştıracaktır. O halde 11. madde kapsamında evleviyetle mevcut olan ehliyeti inceleme görevinin de iş mahkemesine ait bulunduğunun kabulü gerekir. Bu nedenlerle mahkemece Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.03.1979 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy