(1512 S. K. m. 25, 108)
Dava: Taraflar arasındaki teminat mektubuna vaki muarazanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Onüçüncü Asliye hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 27.04.1976 gün ve 199-180 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesi'nin 03.10. 1977 gün ve 8411-9017 sayılı ilamıyla, (... Davalı İçişleri Bakanlığı 2490 sayılı Yasanın 1. maddesi kapsamına giren kamu kuruluşlarındandır. Bu itibarla anılan Yasanın 25. maddesi hükmünce bu idarenin yapacakları alım satım sözleşmeleri noterde doğrudan doğruya yapılıp tescil edilmedikçe geçerli sayılamaz. Temyize konu davada tarafların dayandıkları sözleşme haricen düzenlenip notere tasdik ettirilmiş bir sözleşme niteliğindedir. Bu durumda anılan Yasanın 25. maddesi hükmüne göre düzenlenmeyen bir sözleşme tarafları bağlamaz. O halde geçici inanca kesin inancaya çevrilmiş olsa dahi yasaya uygun sözleşme yapılmamış bulunduğu gözetilerek peşin inanca indirildikten sonra kalan kısım hakkında davacı isteğinin kabulü icap ederdi) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden: Davacı vekili
Duruşma yapılması için tayin edilen 07.01.1981 Çarşamba günü belli zamanda temyiz eden ve duruşma isteyen davacı İsmail vekili ile taraf Maliye Hazinesi vekili geldiler.
Temyiz dilekçesinin süresinde verilip kaydedildiği incelenerek anlaşıldı.
Hukuk Genel Kurulu'nca da gelen taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra vaktin yetersizliğinden dolayı işin karara bağlanmasının başka bir güne bırakılması uygun görüldü.
Bu gün dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 2490 sayılı Kanunun 25. maddesi hükmüne göre yüklenici, ihale kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren tatil günleri hariç 15 gün içinde geçici teminatlarını kesin teminat tutarına çıkarmaya ve şartnamede yazılı masrafları müteahhide ait olmak üzere sözleşme yapmağa ve noterliğe tescil ettirerek ilgili daireye vermeğe mecburdur. Bu hükme göre sözleşme yapılacak ve bu sözleşme noterliğe tescil ettirilecektir.
Yüklenici ile idare arasında haricen yapılan mukaveledeki imzalar Noterlik Kanununun 90. maddesinde öngörüldüğü şekilde onanmış ve sözleşme süresinde idareye verilmiştir. Sorun bu mukavelenin re'sen yapılmasının gerekip gerekmediğindedir.
Sözü geçen 25. maddedeki Noterliğe tescil ettirerek sözcüklerinden sözleşmenin re'sen düzenleneceği anlamı çıkarılamaz.
Noterlik işlemleri arasında tescil işlemi bulunmakta ve 1512 sayılı Kanununun 108. maddesinde Kanunen tescili gereken işlemler sicil defterine, sıra numarası altında işlemin tarih ve numarası ilgililerin ad ve soyadları ve işlemin niteliği yazılmak suretiyle tescil edilir denilmektedir.
Gerek kaldırılmış 3456 sayılı Noterlik Kanununda ve gerekse 1512 sayılı Kanunda, noterlerin zorunlu defterlerinden olan sicil defterine, tescil edilecek iş kağıdının re'sen düzenlenmiş olması gerektiğine dair bir hüküm yoktur.
Bu itibarla yerel mahkemenin bu hususa yönelik direnmesi yerinde olduğundan işin esasının incelenmesi için dosya özel dairesine gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle işin esasının incelenmesi için dosyanın Dördüncü Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, davacı İsmail lehine takdir olunan 1400 lira vekalet ücretinin davalı Hazine'den alınarak davacıya verilmesine 16.01.1981 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy