(2942 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırılan yerin mülkiyetinin tesbiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Doğanşehir Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 4.2.1977 gün ve 159-23 sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Karar: ... Davacının dayandığı tapudaki (Değirmen) sınırı krokide gösterilmemiştir. Esasen nokta halinde olan değirmen, Hazine'ye nazaran batı yönü açık kaldığından davacı tapusuna miktarı ile geçerli muhteva tayin edilmesi gerekir. Bu esasa bağlı kaldığı takdirde nizalı yerin tapu muhtevasına dahil olduğunu kabul etme imkânı olmadığı düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Davacı başlangıçta kamulaştırılan yerin kendi tapu kaydı içerisinde bulunduğunun tesbiti ile kamulaştırma bedelinin artırılmasını istemiş ve mahkemece verilen karar Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 30.1.1976 gün ve 13869-1402 sayılı ilamı ile bu iki davanın tefriki gerektiğinden bahisle bozulmuş ve bozmaya uyan mahkeme 9.7.1976 günlü oturumda kamulaştırma bedelinin arttırılması davasını tefrik ettikten sonra davaya mülkiyetin tesbiti davası olarak bakıp hüküm tesis etmiştir. Bu hükümde ayrıca maddi hatanın düzeltilmesi davasında davalı DSİ hasım sayılamayacağından DSİ hakkındaki davanın husumet yönünden reddine ve DSİ yararına vekâlet ücretine de karar verilmiş ve bu kararı Özel Daire Hazine yararına yukarıda değinilen nedenle bozmuş ise de mahkeme önceki hükümde direnmiştir.
Bu kez yine DSİ ve Hazine avukatları tarafından direnme kararı temyiz olunmuş ise de, kamulaştırma bedelinin artırılmasına ait dava tefrik olunarak ayrı esas numarasından yürütülmüş ve bu davada DSİ aleyhine bir karar da verilmemiş olmasına göre, DSİ avukatının temyiz itirazlarının reddi; tarafların iddia ve savunmalarına dosyadaki kâğıtlara, gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen bozma kararına uyulması icap ederken önceki kararda direnilmesi aykırı olduğundan Hazine'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün Hazine yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: DSİ avukatının temyiz itirazlarının reddine, Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozmada oybirliği nedeninde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy