(1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki tapulama tespitini itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Çubuk Tapulama Mahkemesi'nce verilen 16.6.1976 gün ve 143-147 sayılı kararın incelenmesi davacılar tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 14.1.1977 gün ve 13768-215 sayılı ilamı : "... Nizalı parseller üzerinde davacılar yararın kazandırıcı zaman aşımı ile iktisap koşullarının gerçekleşmediği mahkemece toplanıp isabetle değerlendirilen delillerle saptanmıştır. Delillerin takdirinde isabetsizlik yoktur. Ancak nizalı parseller davacılarla birlikte diğer davalıların adlarına tespit edilmiştir. Bu durumda bir kimsenin açtığı dava ile kendi aleyhine sonuç yaratacak ve evvelce iktisap ettiklerini elinden alacak şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Davacıların temyizi bu nedenle yerindedir" gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlalışıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava konusu parsel miras bırakanlarından kaldığı gerekçesiyle taraflar adına tespit edilmiş davacılar taksim iddiasına dayanarak davalılar lehine tespit olunan paya itiraz etmişlerdir. Şu duruma göre davacıların payına ilişkin tespit yönünden ortada herhangi bir uyuşmazlık olmadığı gibi davada söz konusu değildir. Hal böyle olunca Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararın uyulmak gerekirken öncek kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen sebeblerden dolayı BOZULMASINA, 20.03.1981 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy