(743 S. K. m. 539)
Dava: Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Osmancık Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 20.4.1973 gün ve 970/221-295 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 30.4.1974 gün ve 973/7851 Esas, 974/2143 sayılı ilâmı: Dava konusu taşınmazın miras bırakan E. tarafından Belediye'den satın alındığı, E.'ün 1951'de ölümüyle mirasçılarına kaldığı hususunda uyuşmazlık yoktur.
Davalının dayandığı harici alım satış senedinde mühürleri bulunan A., E.'ün mirasçısıdır. Z. ise mirasçı değildir. E.'ün ölüm tarihine nazaran terekesi iştirak halindedir. Şeriklerin birlikte hareketi lâzım ve zaruridir. Bu itibarla geçerli bir temliki tasarrufun varlığından söz edilemez. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekir gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Tapusuz taşınmazlarda; iştirak halindeki zilyetliğin devri ile bütün hakların alıcıya geçebilmesi için, bütün paydaşların zilyetliği devretmeleri gerekir.
Zilyetliği devreden sadece miras bırakanın karısı A. olup, davacı durumundaki diğer mirasçılar bu tasarrufa katılmadıklarına göre, Özel Dairenin bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile ve yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozmada oybirliği, sebebinde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy