(743 S. K. m. 648, 649, 650, 651)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Denizli Asliye 3. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 16.3.1979 gün ve 974/180-92 sayılı kararın incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Karar: ...Taraflar arasında daha önce görülen 969/459 sayılı dava sonunda Turiş Turizm ve Ticaret Limited Şirketi'nin Hazine'ye ait 3545 m2'lik yere tecavüz ettiği sabit görülmüş, şirketin iyi niyetli olmadığı kabul edilerek M.K.'nun 648-650. maddelerinin uygulanmasına mahal görülmemiş ve tecavüz edilen kesimdeki binaların kal'ine karar verilmiştir. Şirket 29.12.1971 günlü bu karar aleyhine temyiz yoluna başvurmuş temyiz dilekçesinin 5. maddesinde iyi niyetinden söz ederek M.K.'nun 649, 650, 651. maddelerinin nazara alınması gerektiğini de ileri sürmüş ve fakat Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 26.12.1972 günlü ilamıyla itirazlar reddedilerek hüküm onanmıştır. Şirket bunun üzerine kararın düzeltilmesi isteği ile verdiği dilekçede özellikle iyi niyet ve M.K.'nun 648, 649, 650. maddelerinin uygulanması gerektiği konusunu işlemiş Yargıtay'ca bu istek de reddedilmiş, hüküm kesinleşmiştir. Böylece şirketin iyi niyetli olmadığı hususu Yargıtay yolundan geçmek suretiyle kesinlik ve bağlayıcı nitelik kazanmıştır. Ayrıca her ne kadar davalı şirketin maliki olduğu taşınmazda daha önce bir kısım turistik bina ve tesislerin yapıldığı anlaşılmakta ise de halen dava konusu olan kesimde sonradan inşaata başlandığı, Hazinece alınan ihtiyati tedbir kararı ile inşaatın durdurulduğu, daha sonra durdurulan inşaatta yeniden çalışıldığının öğrenilmesi üzerine ikinci kez tedbirin infazına gidildiği ve orada kaba inşaatın ince işlerinin yapıldığının görüldüğü buna dair bir tutanak düzenlendiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Bu hususta önceki kararda münakaşa edilmiş ve şirketin iyi niyetli sayılamayacağı belirtilmiştir. Bir an için o kararın bu davada bağlayıcı niteliği kabul edilmese dahi o dosya bu davanın da delili bulunmasına göre tedbirin infazına rağmen inşaata devamda iyi niyetin varlığından söz edilemez.
Öte yandan şirketin Hazine'den tapu ile aldığı yer 10.000 m2'dir. Teslim edilen bu yerin bir dikdörtgen şeklinde olduğu dosyadaki kroki ile bellidir. 10.000 m2'lik bir taşınmazın 3543 m2 genişlemesi halinin ve oran gözönünde tutulduğunda tecavüz, küçümsenecek ve bilinmeyecek bir miktar olarak da kabul edilemez. Kaldı ki, asıl taşınmazın geometrik şekli de bu tecavüz dolayısıyla değişmiştir. Şu halde gerek tecavüz edilen miktar, gerek şekil değişikliği bakımından da iyi niyet olmadığı açıktır gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki kağıtlara, gösterilen gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı, BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy