(818 S. K. m. 88)
Dava: Taraflar arasındaki "menfi tespit" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Denizli Asliye 3. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 31.5.1977 gün ve 1977/178 - 1977/101 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 11.9.1978 gün ve 1977/10603 - 1978/9705 sayılı ilamı ile, "... Borçlar Kanununun 88. maddesinin son fıkrasına göre kural olarak, belge borçluya geri verildiğinde borç sakıt olmuş sayılır. Diğer bir deyimle borç belgesinin borçluya geri verilmesi veya yırtılması borcun ödendiğinin (örneğin ifa, ibra yoluyla düşürüldüğünün) karinesi sayılır.
Ancak, bu kural adi belgeler için söz konusudur. Re'sen düzenlenen belgenin aslı noterde muhafaza edildiğinden ve istenildiği kadar örnek elde edilme olanağı bulunduğundan, bu kural noter senetleri hakkında uygulanamaz. Yasanın ayrık durumlar için ve yalnız belgenin aslına ilişkin olduğunu bildirerek kabul ettiği karineyi, örnekler yönünden de var saymak yasa kapsamının sınırını, yani ayrık hükmün anlamını genişletme sonucunu doğurur ki, bu benimseyiş hukuk kurallarına aykırı olur. O halde, davalı alacaklının noterden istediği zaman alabileceği belge örneği ile icra takibi yapılabileceği düşünülmeksizin ve davacı borçludan ödeme savunması konusunda gerekli belgeler istenmeksizin davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
O halde mahkemece yapılacak iş, az yukarıda belirtilen esaslar dairesinde davacıdan ödeme savunması hakkında delillerinin istenmesi ve davalıya bir yemin teklifine hakkı bulunduğunun hatırlatılmasından ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir..." gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki belgelere ve gösterilen gerektirici nedenlere ve özellikle, Borçlar Kanununun 88. maddesinde öngörülen ve yazılı belgelerin asılları için benimsenen karinenin Noterlerde re'sen düzenlenen belgelerin (her zaman ve istenildiği kadar alınabilecek) örneklerine de yorum yoluyla teşmiline yasal olanak bulunmamasına, Yasanın benimsediği bu istisnai durumu, Noter belgelerine de şumullendirme yolundaki bir uygulamanın yasa koyucunun amacını aşacağına göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince bozulmasına 21.01.1983 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy