(818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasındaki Ödence davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kocaeli Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 16.7.1979 gün ve 1976/319-324 sayılı kararın incelenmesi davacılar tarafından istenilmesi üzerine,
(...BK.nun 53. maddesi hükmü gereğince, Hukuk Hakimi kusur olup olmadığı hususunda sonuca varmak için ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararı da onu bağlamaz. Bu itibarla ve bu nedenle yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmak suretiyle sonuca varmak gerektiğinden başka trafik kaza raporu ile ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporu arasında kusur yönünden çelişki bulunduğundan, bu çelişkinin de sonuca varmak için giderilmesi gerekirdi.
Bu hususlar nazara alınmadan ceza dosyasındaki bilirkişi raporu ile yetinilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; Mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki delillere, Özel Daire bozma kararında gösterilen gerektirici nedenlere ve özellikle, Borçlar Yasasının 53. maddesi hükmü gereğince, hukuk hakimi, ceza hakiminin maddi olayları saptayan kararı ile bağlı ise de; ceza hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, kusur bulunup bulunmadığı ve derecesi konusundaki ceza mahkemesi kararı ile de bağlı bulunmamasına; öte yandan trafik kaza raporu bilirkişi raporu niteliğinde kabul edilemez ise de; olayda hazırlık soruşturması sırasında Cumhuriyet Savcısı tarafından uzman bilirkişi olarak mütalaasına başvurulan polis memurunun aynı maddi olgulara dayanarak verdiği rapor (mütalaa) ile ceza hakimi tarafından alınmış olan rapor arasında sonuca etkili açık çelişki bulunmasına ve bu çelişkinin giderilmesi gerekmesine göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy