(743 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasındaki soyadı tashihi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Hacı Bektaş Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 18.12.1978 gün ve 209-240 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Karar: (... Dinlenen davacı şahitleri davacının çalışkan soyadı ile tanındığını ve şahan soyadını hiç kullanmadığını beyan etmişlerdir. Davacıların ehliyetlerinde de soyadlarının çalışkan bulunduğu anlaşılmaktadır.
Kayıtlar üzerine inceleme yapan bilirkişi ise davacılardan İbişin babası Mehmet Ali'nin soyadının şahan yazıldı ve eski defterde her şahsın karşısına soyadları ayrı ayrı yazılmayıp den den konması sonucu aynı soyadını taşımayan Dudu çalışkan'ın soyadının kendisinden sonra gelen kimselere de verilmiş bulunduğunu ve bu suretle İbiş ve Yaşar'ın nüfus memurluğunca tashih tarihine kadar Çalışkan soyadını kullanmadıkları ve asıl soyadlarının Şahan olduğu belirtilmiştir.
Bu duruma göre davacıların şimdiye kadar nüfus memurluğunun yaptığı hata sonucu Çalışkan soyadını kullandıkları ve bütün muamelelerini bu soyadı ile yaptıkları anlaşılmaktadır. Nüfus memurunun yaptığı maddi hatayı düzeltmesi kanun gereği ise de davacılar şimdiye kadar Çalışkan soyadını kullandıkları ve böyle bildiklerini ve bütün muamelelerini bu soyadına göre yürüttüklerini bildirerek tashih ile Şahan yapılan soyadlarının Çalışkan olarak tashihini istemektedirler. Talepleri muhik bir sebebe dayanarak soyadlarının değiştirilmesi isteminden ibarettir. Talepleri belirtilen delillerle sabittir. Davanın, bu nedenlerle kabulü gerekirken yazılı şekilde reddedilmesi Usul ve Kanuna aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; Mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki belgelere, Özel Daire bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, Medeni Kanunun 26. maddesi hükmüne dayanılarak muhik sebeplerle soyadının değiştirilmesi istenmiş ve muhik sebebin varlığı toplanan delillerle gerçekleşmiş bulunmasına göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasaya aykırıdır. Bu nedenlerle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy