(743 S. K. m. 935)
Taraflar arasındaki haczin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Asliye 17. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 5.3.1979 gün ve 471-130 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
...Davacıya ait tapu sicilinde (hacizlidir, Sular İdaresi) yolundaki şerhin yasal dayanağı davalı olarak gösterilen ve tapu sicilini tutmakla görevli bulunan davalı muhafızlık tarafından da bulunamadığı ve bilinmediği davacının bunca yıldır aramalarının sonuç vermediği belgelerle saptandığına göre, sicile şerh verdiren fakat bilinmeyen bir kişiye husumetin yöneltilmesine olanak yoktur.
Dayanağı bulunmayan bir şerhin mülkiyet hakkını sonsuza dek sınırlaması yasal yönden kabul edilemez.
Hal böyle olunca haciz şerhi verdiren aleyhine açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine ilişkin hükmün yanılgı sonucu onandığı, davanın kabulü gerektiği... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy