(743 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Eceabat Asliye Hukuk Mahkemesince davanın husumet yönünden reddine dair verilen 13.6.1978 gün ve 188-90 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Karar: (... Davacı Hazine dava konusu taşınmazın kayden malikidir. Taşınmazın Hazine tarafından Kilitbahir Köyü tüzel kişiliğine kiraya verilmesine ilişkin 2 Ocak 1969 tarihli sözleşme re'sen ve usulüne uygun biçimde düzenlenmemiş olup geçersizdir. Ayrıca sözleşmenin 30. maddesinde köyün bu yeri başkasına devredemeyeceği kabul edilmiştir. Sözleşmede yer alan bu hükme rağmen köy tüzel kişiliği nizalı yeri davalıya devretmiştir. Bu duruma göre davalının taşınmazı Kilitbahir Köyü Yarımada Turizm Derneğinin müstahdemi olarak elinde tuttuğuna yönelik savunması yerinde değildir. O halde, fuzuli şagil durumunda olan davalı hakkındaki davanın kabulü gerekli iken yazılı şekilde husumetten reddi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
H.G.K. nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava konusu taşınmazın davacı Hazinenin dayandığı tapu kapsamında kaldığı yönünden taraflar arasında herhangi bir çekişme bulunmadığı gibi; esasen bu husus mahkemece yapılan keşif ve uygulama ile de saptanmış durumdadır.
Davanın tarafları arasındaki uyuşmazlık, Hazineye ait taşınmaz üzerinde bulunan tesisleri işlettiği anlaşılan davalının, söz konusu tesisleri dava dışı Yarımada Turizm Derneğinin temsilcisi veya müstahdemi olarak işletip işletmediği yönünde toplanmaktadır.
Dosyadaki belgelere göre, taşınmazın, 2 Ocak 1969 günlü sözleşme ile ve başkasına devredilmeme kaydı ile tapu maliki Hazine tarafından Kilitbahir Köyü Tüzel kişiliğine 3 yıllığına kiralandığı ve kira sözleşmesinin hitamında da Hazineyi temsilen kira sözleşmesini yapan Mal Müdürü tarafından sözleşmenin yenilenmeyeceğinin kiracıya yazılı olarak bildirildiği, buna rağmen kiralananın teslim olunmadığı anlaşılmaktadır. Görülüyor ki; davacı Hazine ile Köy Tüzel Kişiliği arasında yapılan ve başkasına devir yasağını ihtiva eden bu kira sözleşmesi üç yıl kadar bir süre uygulanmıştır. Esasen, üç yıl süre ile yapılan ve uygulanan bu sözleşmenin artık şekil eksikliği nedeni ile (makable şamil olarak) geçersiz olduğunu ileri sürmek M.K.nun 2. maddesi hükmünce iyiniyet kuralları ile bağdaşamaz. Hal böyle olunca, artık bu davadan Hazinenin taraf olduğu bir kira sözleşmesinin düzenleme şeklinde (re'sen) yapılıp tescil edilmesi gerekip gerekmediği konusunun tartışılmasına gerek görülmemiş ve dolayısıyla devir yasağını muhtevi sözleşmenin, bu yönden, hem sözleşmenin taraflarını ve hem de kira sözleşmesini devraldığını ileri süren davalıyı bağlayacağında kuşku yoktur. Diğer yandan Hazine vekili tarafından mahkemeye ibraz olunan kayıt ve belgelerden, taşınmaz üzerindeki tesislerin davalı tarafından işletildiği, işletme kayıt ve belgelerinin davalı adına düzenlendiği belirgindir. Bu duruma göre, davalının taşınmazı elinde bulundurmasının haklı bir nedeni bulunmamaktadır. Öyle ise, fuzuli şagil durumunda bulunan davalı aleyhine açılmış bulunan davanın kabulü gerekirken isabetli görülmeyen bir takım düşüncelerle husumet yönünden reddi cihetine gidilmesi Usul ve Yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma ilâmında ve yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy