(743 S. K. m. 132)
Dava: Taraflar arasındaki terk nedeniyle boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 11.9.1981 gün ve 1980/671981/160 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 4.2.1982 gün ve 145-829 sayılı ilâmıyla,
(...1- İhtar dilekçesinde ve davalıya tebliğ olunan ihtar kararında davalının çağrıldığı ev adresi gösterilmemiştir. Buna rağmen geçersiz bir ihtara dayanılarak davalının eve dönmediğinden söz edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
2- Tatvan'daki görevine 11.1.1980 tarihinde başlamış olduğu halde, 12.2.1980 gününde ihtar isteğinde bulunmuş olmakla, davacının ihtardan iki ay öncesinde bağımsız ev hazır etmediği anlaşılmaktadır. Şu suretle, davacının davalıyı eve davet etmesinde samimi olmadığı gözetilmeden tarafların boşanmalarına karar verilmesi bozmayı gerektirir.
3- Kaldı ki, daha önce davacının şiddetli geçimsizlik sebebi ile açtığı davada tarafların 30.5.1979 günlü oturuma gelmemeleri üzerine dosyanın işlemden kaldırılmasına, aradan bir sene geçtikten sonra da 30.5.1980 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Sözü edilen dosyada davacının davadan feragatına ilişkin dilekçesi bulunmakta ise de; bu feragat dilekçesinde Hâkim havalesi ve tarihi veya feragat dilekçesinin dosyaya konulduğu tarihi belirleyecek herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Bu durumda, feragat dilekçesinin davanın açılmamış sayılması sebebiyle dosyanın kaydının kapatılmasına ilişkin 30.5.1980 günlü karardan önce verildiği anlaşılmadığından 30.5.1980 günün, kadar, önceki boşanma davası nedeni ile davalının ayrı yaşamak hakkı vardır. O halde davalı ihtara uymamakta haklıdır. Davanın bu yönden dahi reddi gerekirken, iddianın kabulü ile boşanmaya karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince Bozulmasına, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 14.03.1984 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy