(1086 S. K. m. 38, 39)
Dava: Taraflar arasındaki alacak, manevi tazminat davasından dolayı yargılama sonunda; Giresun Birinci Asliye Hukuk (İş) Mahkemesince davanın husumet yönünden reddine dair verilen 16.3.1981 gün ve 398-74 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesi'nin 8.6.1981 gün ve 5411-7958 sayılı ilamıyla; (... davacının çalıştığı kooperatifle davalı olarak gösterilen birliğin ayrı ayrı tüzel kişilikleri olduğu ve bu nedenle husumetin yanlış yöneltildiği gerekçesiyle dava husumet yönünden reddedilmiştir. Gerçekten her iki kuruluş ayrı ayrı tüzel kişiliği haiz iseler de, her iki kuruluşun statüleri ve objektif düzenleyici kurallarla belirlenen karşılıklı ilişkileri dikkate alındığından davanın davalı birliğe tevcihinde temsilcide hata edildiğinin kabulü gerekir. Bu itibarla davanın asıl işveren niteliğindeki tüzel kişiye yöneltilmesine olanak verilip bakılmak gerekirken temsilcide yapılan bu yanılmanın davanın reddini gerektirmeyeceği gözetilmeden hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki belgelere, bozma kararında gösterilen gerektirici nedenlere ve özellikle, davacının çalıştığı Fındık Tarım Satış Kooperatifi ile davalı olarak gösterilen Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği'nin, ayrı tüzel kişilikleri bulunmakla beraber, bu iki kuruluşun, gerek statüleri ve gerekse tabi oldukları kurallar ve işlemler bakımından birbirleriyle iç içe ve çok yakın, ayrılması son derece güç ilişkiler içinde bulundukları anlaşılmasına; somut olaydaki bu özellik itibarıyla, hasımda değil, temsilcide hata edildiğinin kabulü gerekmesine ve nitekim, bilimsel görüşlerle uygulamanın da aynı doğrultuda bulunmasına (Baki Kuru - Hukuk Muhakemeleri Usulü 2. Bası - Cilt 1, Ankara - 1979, sayfa : 640- 644); (HGK.nun 4.2.1977 gün ve 10/1049 E., 112, K. sayılı kararı) göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.02.1983 gününde oyçokluğu ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy