(743 S. K. m. 633)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 13.2.1980 gün ve 1978/444-1980/24 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
(... Davacılar dava konusu 33 parsel sayılı taşınmazda mirasçı sıfatıyla pay sahibi olmalarına karşın ketmedildiklerinden bahisle davalıların bâyileri aleyhinde Kırıkhan Asliye Hukuk Hâkimliğinin 1971/563 esasında kayıtlı verasetin iptali davası açtıklarını savunmuşlardır.
Gerçekten mahkemece getirtilip incelenen 1971/563 esas sayılı dosyadan davacıların verasetin iptali ve kendilerinin de mirasçı olduklarının tesbiti hususunda dava açtıkları, açılan davanın görülmekte olduğu anlaşılmıştır. Davacıların davalılar üzerindeki kaydın iptali ile eski malikleri davalıların bâyileri üzerine dönüşmesi hususunda işbu davayı açmakta hukukî yararları olduğu kuşkusuzdur. O halde davacıların açtıkları mirasçılık sıfatının tesbitine ilişkin dava sonucunun beklenmesi ve ona göre bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, davacıların mirasçı olduklarının tesbitine ilişkin 1971/563 esas sayılı dava sonunda mirasçı olduklarının kesinlikle anlaşılması halinde; bu davayı açmakta hukukî yararları gerçekleşeceğine ve dolayısiyle davalılar adına mevcut tapu kaydının iptalini isteyebileceklerine ve ancak taşınmazın tapusuz kalmamasını sağlamak amacı ile davacılara payları oranında ayrıca adlarına tescil davası açmaları için uygun önel verildikten ve açılan dava bu dava ile birleştirildikten sonra bir karar verilmesi gerektiğine göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenin Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy