(1086 S. K. m. 429, 437)
Dava: Taraflar arasındaki rücuan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kocaeli 2. İş Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.12.1982 gün ve 75-281 sayılı kararın incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 11.2.1983 gün ve 305-573 sayılı ilamıyla;
(... Hak sahipleri tarafından... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan Kocaeli 2. İş Mahkemesi'nin 1976/644 esas no.lu davada, davalı % 60 kusurlu görülerek karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir. Haleflik ilkeleri çevresinde açılan bu davada da .... Genel Müdürlüğü taraf bulunduğuna göre, o davada saptanan kusur oranı ..... yönünden kesin yargı durumunu oluşturur. Mahkeme'nin bu ilkeyi göz önünde bulundurmaksızın davalı işvereni % 50 oranında kusurlu sorumlu tutması yerinde değildir.
Sigortalının müteferrik kusuru % 20 kabul edilmiş bulunmasına göre, tazminat miktarından bu oranda indirim yapılması gerekirken, fazla rücu tazminatına hükmedilmiş bulunması dahi kezalik usul ve yasaya aykırıdır....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
1- Hak sahipleri tarafından ...... aleyhine açılan davada kabul olunan 3/8 kusur oranı ..... davada taraf olduğundan ve hüküm kesinleştiğinden kesin yargı durumunu oluşturur. Mahkemenin bu ilkeyi göz önünde bulundurmaksızın davalı işvereni (......) 4/8 oranında sorumlu tutması yerinde değildir. Bozma ilamında 1975/144 sayılı dosya yerine hataen 1976/644 sayılı dosya denmiş olması sonuca etkili değildir.
2- Sigortalının müteferrik kusuru % 20 kabul edilmiş olmasına rağmen, tazminat miktarından bu oranda indirim yapılması gerekirken, fazla tazminata hükmedilmiş bulunması da bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle önceki kararda direnilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenlerle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429'uncu maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.05.1985 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy