(743 S. K. m. 144, 145)
Taraflar arasındaki nafaka davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gürün Sulh Hukuk Mahkemesince kabulüne dair verilen 22.3.1983 gün ve 1982/2-1983 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenmesi üzerine,
(... Tarafların sosyal ve mali durumlarına, nafakanın niteliğine, bugünkü geçim şartlarına, müşterek çocuğun yaşına göre müşterek çocuk için ayda 5.000 liradan fazla nafaka takdir edilmesi halinde davalı geçim sıkıntısına düşer. Bu yönün gözetilmemiş olması Usul ve Kanun'a aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Davacı vekili 6.1.1982 günlü dilekçesi ile davacı müvekkilesi ile davalı kocanın 25.8.1980 tarihinde evlendiklerini, bu evlilikten Doğan isimli bir erkek çocuğun olduğunu, davalı kocanın yabancı ülkede çalışan bir kişi olup, eşi ve oğluna bakmadığını ileri sürerek, davacı eş ve müşterek çocuk için toplam 30.000 lira nafaka talep ve dava etmiştir.
Yerel mahkeme davayı kabul etmiş, 15.000 liranın davacı eşe, 15.000 liranın müşterek çocuğa verilmesine karar vermiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Daire, yukarıya metni aynen alınan bozma ilamı ile kararı sadece davacı çocuk yönünden bozmuş, mahkeme eski kararında direnmiştir. Görülüyor ki, yerel mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık, müşterek çocuğa verilen nafaka miktarının fazla olup olmadığı yönünde toplanmaktadır.
Davalının aylık kazancı itibarıyla çocuğa 15.000 lira aylık nafaka takdiri davalıyı geçim sıkıntısına sokacağını yolundaki Özel Daire bozma ilamındaki gerekçe yerinde değildir. Ancak, müşterek çocuk Doğan, 26.5.1981 doğumlu olup, davanın açıldığı 6.1.1982 tarihi itibarıyla henüz bir yaşını doldurmamış, 7 ay 10 günlük bir çocuktur. Çocuğun yaşına, bu yaşa göre oluşacak ihtiyaçlarına, anneye bağlanan nafakanın miktarına ve nafaka bağlamaktaki amacın zenginleşmeye yönelik olmaması gerektiğine göre, yazılı nedenlerle Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy