(818 S. K. m. 246)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Şişli Asliye 1. Hukuk mahkemesince davanın reddine dair verilen 13.12.1982 gün ve 1982/66-660 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2.6.1983 gün ve 1983/4975- 6432 sayılı ilamı (Davacı dava dilekçesinde davalı, davalının kızı, eşine karşı mükellef olduğu vazifelere ehemmiyetli surette riayetsizliğini, pek fena muamelelerde bulunmuş ve kızının boşanmış olması nedenini bağıştan rücu sebebi olarak göstermiştir. Davalının kesinleşen boşanma ilamındaki haksızlığı saptanan eylemlerine karşın evlilik birliğinin devam süresince davacının kızının mutluluğunu düşünerek rücu hakkını kullanmaması doğaldır. Hal böyle olunca boşanma ilamının kesinleştiği 2.7.1981 tarihine göre 22.1.1982 dava tarihine kalan Borçlar Kanununun 246/1. maddesindeki 1 yıllık sürenin geçmediği düşünülmeksizin davanın süreden reddine karar verilmesi doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü.
Karar: Borçlar Kanununun 246/1. maddesinde öngörülen süre her ne kadar maddenin karar başlığında müruruzaman sözcükleri kullanılmışsa da hak düşürücü bir süredir. Olayda boşanma ilamının kesinleşme tarihine göre hak düşürücü süre geçmemiş bulunmasına göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 31.01.1986 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy