(1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 23.10.1981 gün ve 1977/416 - 1981/481 sayılı kararın incelenmesi davalı ve muteriz davacılar tarafından istenilmesi üzerine,
(... Davacı Haydar Barut mirasçıları tapulamaca tespit dışı bırakılan dava konusu 14.500 metrekare yerin 1963 tarih, 48, 49 ve 50 Nolu tapu kayıtları kapsamında kaldığını ileri sürerek adlarına tescilini istemişlerdir. Bu davaya itiraz ederek çekişmeli yerin kendi adlarına tescilini isteyen Mehmet Ali Karamancı mirasçıları ise 1288 tarih, 15 Nolu kayıttan gelen 1967 tarih, (1) Nolu tapuya dayanmışlardır. Mehmet Ali Karamancı mirasçılarının dayandıkları tapu 27187 metrekare yüzölçümünde olup tesis kaydındaki sınırları doğu çamlık tepe, batıda Erzeç Kalesi, kuzey ve güney yönlerinde dere iken 1937 tarihli gitti kaydında doğu sınırı Fırıncı Salih mirasçıları güney sınırı ise Haydar Barut tarlası olarak değiştirilmiştir. Dava konusu taşınmazın Orman tahdit haritası dışında kalmakla birlikte devletin hüküm ve tasarrufu altındaki fundalık bir yer olduğu, tapu tesis tarihinden beri tarım arazisi olarak kullanılmadığı itiraz eden davacılara ait tarladan krokide KL harfleri ile gösterilen duvarla ayrıldığı gibi davacı Haydar Barut mirasçılarının tarlası ile de on metre kadar kod farkı bulunduğu tanık sözleri ve uzman bilirkişilerce, düzenlenen raporlardan anlaşılmaktadır. Böylece Mehmet Ali Karamancı mirasçılarına ait taşınmazın doğu ve kısmen güney yönlerinin genişletilmeye elverişli olduğu ve ellerinde tapu miktarından fazla yer bulunduğu saptandığından ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler tapudaki sınırların değiştirilmesi suretiyle iktisap edilemeyeceğinden, açtıkları davanın reddine karar verilmesi doğrudur. Mehmet Karamancı ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerinde değildir, (Reddine); davalı Hazine vekilinin temyizine gelince; her ne kadar uzman bilirkişi raporunda davacı Haydar Barut mirasçılarına ait tapu krokilerinin yan yana getirildiği takdirde nizalı yeri yaklaşık olarak kapsayabileceğinden söz edilmişse de tescil krokileri tapuya ve araziye uyum göstermemektedir.
Davacılara ait tapu kayıtları nizalı taşınmazı fundalık sınır göstermektedir. Davacıların asıl tarlası ile on metre kadar kod farkı bulunan ve tapuda sınır gösterilen fundalık olduğu kesinlikle saptanan bir yerin tapunun dayanağı olan 1962 tarihli tescil ilâmı kapsamına alınamayacağı açık ve kuşkuya yer vermeyecek bir olgudur. O halde davacı Haydar Barut mirasçılarının açtığı davanın da reddi gerekirken, yazılı olduğu üzere kabulüne karar verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1) Muteriz davacılar hakkında verilen red kararı Özel Daire tarafından onanmış ve onama kararı tebliğ edilmesine rağmen muteriz davacılar tarafından karar düzeltme yoluna gidilmediğinden kesinleşmiş olmakla temyiz talebinin reddine,
2) Davalı Hazine vekilinin temyizine gelince;
Mahkemenin kararına dayanak yaptığı kesin hükmün konusu olan tescil davasına ait tapu kaydında batı hudut fundalık olarak gösterilmiştir. Bu durumda tapu kaydındaki hudutlara itibar edilmesi gerekeceğinden kesin hükmün varlığı ancak fundalık hududuna kadar olan kısım için söz konusudur.
Kaldı ki, çekişmeli yerin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bu nedenle kazandırıcı zamanaşımı ile elde edilmesi mümkün olmayan fundalık ve çalılık olduğu saptanmış ve davacı taşınmazı ile 10-50 metre kod farkının bulunduğu yönü kuşku ve duraksamaya meydan bırakmayacak şekilde belirlenmiştir. Bu durum karşısında uyuşmazlık konusu bakımından kesin hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. O halde direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, muterizlerin temyiz isteklerinin REDDİNE, ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy