(743 S. K. m. 650)
Dava: Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve yıkım davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Altındağ Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 21.6.1982 gün ve 759-384 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
(... Davacı, Banka, kayden maliki bulunduğu 9954 ada 5 parsel sayılı taşınmazı 29.5.1975 gün, 827 sayılı yönetim kurulu kararı ile cami ve tesisleri yapılması ve yapıların tamamlanmasını takiben bu yerin terkin edilmesi koşulu ile davalı derneğe tahsis etmiştir.
Davalı dernekçe, kayıt maliki bankanın tahsis kararı ile taşınmazın tesliminden sonra bu yer üzerinde plan ve projesine uygun olarak cami yanında ayrıca hoca ve müezzin evi ile dört adet dükkan inşa edilmiştir. Günümüzde değişen toplum ve ekonomik koşullar ile yaşam gerçekleri karşısında artık bir caminin tesislerini yaşaması için zorunlu olan devamlı gelir getirici bir imkandan ve özellikle burada görev üstlenecek olan imam ve müezzinin hizmetleri gereği konut sorunlarından soyutlayarak sadece şadırvan ve tuvalet olarak düşünmek mümkün değildir.
Çekişme konusu yapılan ev ve dükkanlar betonarme olarak inşa edilmiş, temelli nitelikte ve 1.936.000. lira değerinde yıkım aşırı zarar doğuracak yapılardır. Yine bu yapıların bir sosyal tesisleri bütünü olması özlenen ve temelde cami inşaası için tahsis edilmiş olan taşınmazın tahsis amacına aykırı düştüğünün kabulüne olanak yoktur.
Hal böyle olunca, mahkemece olaya bu yaklaşım içerisinde bakılarak davanın reddedilmesi gerekirken, açıklanan bu esaslar üzerinde durulmaksızın yazılı olduğu üzere kabul edilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy