(766 S. K. m. 31)
Dava : Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 19.07.1982 gün ve 652-579 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
(...Dava konusu 34 parselin tesbitine dayanak teşkil eden davalılara ait Aralık 1944 tarih, 234 No.lu tapu kaydı taşınmazın doğu sınırını kısmen teşkil eden fundalık itibariyle genişletilmeye elverişli olup değişebilir sınırlıdır. Bu nedenle tapuya miktarı ile geçerli kapsam tayin edilmesi, tapu miktar fazlası olan yerle ilgili olarak Hazine'nin davasının kabul edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 31/2 nci maddesi hükmünce bu sicillerde belirtilen haklara tescilleri tarihlerinden itibaren on sene geçtikten sonra, tapulamaya tekaddüm eden sebeplere dayanılarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz. Hukuk Genel Kurulunca öncelikle Tapulama Mahkemesi'nde yargılamanın uzaması ve Tapulama Mahkemesince davanın reddedilmesi ve 10 yılın bu nedenle geçmiş bulunması karşısında genel mahkemede açılan tapu iptal ve tescil davasının görülüp görülemeyeceği hususu üzerinde durulmuş görüşmeler sonunda sözü edilen 10 yıllık sürenin Tapulama Mahkemesi'nin red kararından itibaren işleyeceği esası oybirliği ile benimsenerek uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Davacı Hazine, davalılar adına tapulamaca tesbit edilen 34 parselin kayıt fazlasının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, nizalı yerin kısmen murislerine kısmen kendilerine iskânen verildiğini, o zamandan bu tarafa aynı şekilde kullanıldığını, genişletme söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkeme genişletme ve tecavüz olmadığından tarım arazisi bulunduğundan davanın reddine karar vermiştir.
Dava konusu 34 parselin tesbitine dayanak teşkil eden, davalılara ait Aralık 1944 tarih ve 234 Nolu tapu kaydı, taşınmazın doğu sınırını kısmen teşkil eden fundalık itibariyle genişletilmeye elverişli olup değişebilir sınırlıdır. Nitekim doğu hududundaki bu yer 108 parsel olarak Hazine üzerine tesbit edilmiştir. Bu durumda davalıların tapusuna miktarı ile geçerli kapsam tayin edilmesi gerekir. Bu husus 2544 sayılı Tapu Kanunu'nun 31 ve 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 42. maddeleri gereğidir.
Taşınmazın iskânen verildiği tarih ile tapulama tesbitinin yapıldığı tarih arasında 20 yıllık zilyedlik süresi de dolmamıştir. Hal böyle olunca tapuya miktarı ile geçerli kapsam tayin edilmesi, tapu miktar fazlası olan yerle ilgili olarak, Hazine'nin davasının kabul edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy