(1163 S. K. m. 44)
Dava: Taraflar arasındaki "izin" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Eskişehir Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 3.3.1983 gün ve 527-128 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 6.5.1983 gün ve 2469-2546 sayılı ilamı:
(.. Davacı vekili, müvekkili olan kooperatif ortağının Kooperatifler Yasasının 44 üncü maddesinde belirtildiği şekilde yetkili organlara müracaat etmesine rağmen, kooperatif genel kurulunun toplantıya çağrılmadığını ileri sürerek anılan maddenin son fıkrası uyarınca genel kurulun toplantıya çağrılması yolunda mahkemece izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
Ne var ki, Kooperatifler Yasasının 44 üncü maddesinde bu tür müracaatların münferiden yapılmasına olanak tanınmamıştır. Anılan maddeye göre ancak 4 ortaktan az olmamak kaydiyle ortak sayısının en az onda birinin birlikte ilgili mercilere ve sonuçta mahkemeye müracaat etmeleri gerekmektedir.
Olayımızda ise yasanın öngördüğü bu koşul oluşmamıştır. Davacı, tek başına böyle bir istemde bulunamayacağına göre mahkemenin davayı reddetmesi gerekirdi.
Hal böyleyken yasal koşulların mevcut olmadığı gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda: mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle H.U.M.K.nun 2494 sayılı Yasa ile değişik 438/son fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü :
Karar: Kooperatifler Kanunun 44. maddesi hükmünce "Dört ortaktan az olmamak kaydıyla ortak sayısının en az onda birinin isteği üzerine genel kurul toplantıya çağrılır. Olayda mahkemece davanın kabulüne ilişkin karar az önce belirtilen sayısal koşul yerine getirilmeden davacının tek başına mahkemeye maşvurmayacağı gerekçesiyle karar bozulmuştur. Gerçekten, 44. maddenin ilk fıkrası hükmü kamu düzeni amaciyle getirilmiş olup, re'sen gözetilmesi zorunludur. Ancak, davacının bütün başvurularına rağmen iradesi dışında, olayda olduğu gibi toplantının kooperatifin davranışı nedeniyle yapılmaması halinde, isteğin kooperatif yetkili organınca reddedilmiş bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacının daha önce açtığı ve bakılmakta olan davada mahkemeye başvurudan önce kooperatif yetkili organına başvurma gereğine ilişkin koşulların yerine getirilmiş sayılması icabeder.
Mahkemece bu esasa aykırı olarak önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasaya aykırıdır. Direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan ve Özel Daire bozma ilamında gösterilen
nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 3.7.1985 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy