(1086 S. K. m. 285)
KHKnin yürürlüğe giriş tarihinden önce yapılmış işlerde, fiyat farkı uygulanamaz; davacı ise, dava dilekçesinde kabul ettiği gibi, 1978-1979 yıllarında yaptığı işler için fiyat farkı uygulanmasını ileri sürmekte ve
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, (Ankara Beşinci Asliye Hukuk Mahkemesi) nce davanın kabulüne dair verilen 8.9.1983 gün ve 356/452 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay onbeşinci Hukuk Dairesi'nin 6.7.1984 gün ve 1896-2358 sayılı ilamıyla; (...8/505 sayılı Kararnamenin yürürlüğe girmesi ile davacının, bu kararnameye göre fiyat farkı verilmesi isteği, davalı tarafından kabul edilmiş, ancak, uygulama biçimi ve Kararnamenin 7 ve 11. maddelerinin yorumu yönünden taraflar arasında uyuşmazlık çıkmıştır. O halde uyuşmazlığın çözümünde Kararnamenin amacı ile 7 ve 11 maddelerinin yorumu önem kazanmaktadır.
8/505 sayılı Kararnamenin amacı, diğer kararnamelerde de olduğu gibi, ülkemizdeki fiyat artışları nedeniyle kamu kuruluşları tarafından çeşitli ihale usulleri ile yaptırılan işlerde, işin yarım kalmaması için belirli tarihler esas alınmak suretiyle belirlenen ölçülerde yapılmış işlere değil yapılacak işlere, fiyat farkı uygun alabilmesi ve bu konuda kuruluşlara yetki verilmesidir. Davalı Bakanlık da, bu amaç doğrultusunda kararnamedeki hükümler gereğince davacıya fiyat farkı ödemeyi kabullenmiştir.
Söz konusu Kararnamenin 11. maddesinde, (Bu kararname hükümleri devam eden işler için 1 Mart 1980 tarihinden itibaren yapılmış ve yapılacak hak edişlerdeki işlere uygulanacaktır) hükmü yer almıştır. Görüldüğü üzere, 1 Mart 1980 tarihinden önce yapılmış işlerde, fiyat farkı uygulanamaz; davacı ise, dava dilekçesinde kabul ettiği gibi, 1978-1979 yıllarında yaptığı işler için fiyat farkı uygulanmasını ileri sürmekte ve maddenin ikinci bendinde yer alan (1 Mart 1980 gününden önce yapılmış son hak ediş, bu tarihe kadar yapılmış olan iş miktarının tespiti bakımından kesindir) hükmünden yararlanmak istemektedir. Hâlbuki buradaki ve 7. maddedeki hükümler 01.03.1980 gününden önceki yapılan son hak edişteki işlerin belirlenmesi ve uygulama dışında bırakılması için konulmuştur. Olayımızda ise bu hükme ilişkin ve 4.5.1979-26.12.1979 günleri arasında yapılan işleri kapsayan 25 nolu hak ediş 28.12.1979 tarihinde düzenlenmiş ve iş miktarı da kesin olarak tespit edilmiştir. Dava konusu edilen işler, bilirkişi raporlarında açıklandığı ve davacının kabulünde olduğu gibi bu tarihten önceki işlerdir.
10.10.1980 günlü bilirkişiler raporunda açıklandığı gibi 7 ve 11. maddelerdeki ifadelerin amacına göre, 01.03.1980'den sonra yapılan işlere kararnamenin fiyat farkı uygulanabilir. Tespit ve mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporlarında ise 25 ve 26 nolu hak edişler arasındaki miktar farkını esas almak suretiyle hesaplama yapılmıştır. Böyle bir hesap tarzı ise kararname hükümlerine ters düşer. Kararnamenin yürürlüğünden sonra düzenlenen 26 nolu hak ediş önce yapılan 25 nolu hak ediş arasındaki fark olan 17.303.612.04 lira 01.03.1980'den sonra yapılmış işlerin bedeli değildir. Bu iki hak ediş arasındaki miktar farkı 157.707 m3'lük konkase malzeme ile temel tabakası teşkil işine her iki hak edişte değişik birim fiyatı uygulanmasından doğmuştur. Değilse yapılan iş miktarındaki herhangidir artış yoktur. Davalı konkase malzeme ödemesi için yeni fiyat olan 370.55 liralık fiyatın formalitesini 25 nolu hak edişin düzenlenmesi sırasında tamamlayamamış ve teklif fiyatı olan 260.83 liralık fiyatı uygulamıştır. Yeni fiyat formalitesini 01.03.1980'den sonra tamamladığında da 370.55 liralık fiyatın 26 nolu hak edişte uygulanması sonucu ise 17.303.612.04 liralık fark doğmuştur. Mahkemenin hükme dayanak yaptığı bilirkişi raporunda işte bu miktar farkına kararnameye aykırı şekilde katsayı uygulanmış ve hesaplama yapılmıştır.
Ayrıca, konuyu bütün detayları ile ve kapsamlı bir şekilde inceleyen (Bayındırlık Kurulu) 10.10.1980 ve 22.5.1981 günlü kararlarında, 1978-79 yıllarında yapılan işlere 1980 yılı fiyatları itibariyle fiyat farkı verilmesinin mümkün olmadığını, ancak, 01.03.1980 tarihinden sonra yapılacak işlere uygulanabileceğini açıkça vurgulamıştır.
Bu itibarla davanın reddine karar verilmek gerekli iken kararname amaç ve hükümlerine, Bayındırlık Kurulu kararına, olayı açıklayıcı ve çözümleyici nitelikteki gerekçeli 10.10.1980 günlü bilirkişi raporuna aykırı şekilde oluşturulan mahkeme kararının bozulması gerekmektedir...) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Kararname getirdiği hükümler itibariyle ancak uyuşmazlık konusu açısından yayınlanmasından sonra yapılacak işlere uygulanacaktır. Yayın tarihinden sonra yapılacak hak edişleri dahi aynı doğrultuda yorumlamak kararnamenin amacına da uygun düşmektedir. Uyuşmazlığa esas tutulan işlerin kararnameden önce yapıldığı gerçekleşmiş bulunmasına göre mahkemece Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, ilk görüşmede yeterli çoğunluk sağlanamadığı için, 04.03.1987 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy