(743 S. K. m. 132, 152)
Dava: Taraflar arasındaki terk nedeniyle boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa Asliye 5. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 10.9.1981 gün ve 1981/143-647 sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine,
(... İstek, terk nedeni ile boşanmaya ilişkindir. Davacı 26.11.1980 tarihinde ihtar isteminde bulunmuş, ihtar kararı davalıya 16.12.1980 tarihinde tebliğ edilmiştir. O halde davacı kocanın, ihtar isteminden evvelki iki aylık sürenin başlangıcı olan 26.9.1980 tarihi ile ihtarın tebliğinden sonraki bir aylık dönem bittiği 16.1.1981 tarihi arasında geçen zaman dilimi içinde her yönü ile bağımsız ve döşenmiş ev hazırlaması zorunludur (MK.132, 152). Oysa davalının başvurması üzerine 12.12.1980 tarihinde mahkemece yapılan tespitte, bilirkişinin beyan ettiği gibi çağrılan apartman dairesinin boş olduğu saptanmıştır. Kaldı ki bu tespit sırasında bilirkişi, apartmanda oturan diğer sakinlerden çağrılan dairede kimin ikamet ettiğini araştırıp, durumu yeni bir raporla bildireceğini ifade etmiş, ek olarak düzenlediği 15.12.1980 tarihli raporda da, buranın boş olduğunun görüldüğü belirtilmiştir. Bilirkişice, yapılan gözlemlere ve apartmanın diğer sakinlerinden alınan bilgilere göre kesin şekilde dairenin boş olduğu belirtildiği halde, kiralayanın ifadesine itibar edilerek evin bağımsız ve döşeli olduğunun kabulü isabetsizdir. Öte yandan evin boş oluşu deyiminin o anda evde kimse bulunmadığı şeklinde yorumlanması da mümkün değildir. Öyle ise davanın red edilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanlışa düşülerek boşanmaya karar verilmesi Usul ve Kanun'a aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.01.1985 gününde yapılan ilk görüşmede üçte iki çoğunluk sağlanamadığı için, yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy