(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasındaki "Tespit" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya Asliye 3. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 22.9.1983 gün ve 373-376 sayılı kararına incelenmesi Davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.3.1984 gün ve 1180-1906 sayılı ilamı :
(..Davacılar, davalı kooperatifin ortağı bulunduklarını ortaklık yükümlülüklerini yerine getirdikleri ve haklarında alınmış ve tebliğ edilmiş bir ihraç kararı olmadığı halde, kooperatif faaliyetlerinden kendilerine bilgi verilmediği gibi, sebepsiz olarak kooperatifin üyelerine sağladığı haklardan da yararlandırılmadıklarını ileri sürerek, davalı kooperatifin ortağı bulunduklarının tespitini istemişlerdir.
Davalı, davacıların ortaklık vecibelerini yerine getirmediklerinden haklarında usulüne uygun şekilde ihraç kararı verilip tebliğ edilmediğini, davacıların ancak bu ihraç kararının iptalini isteyebileceklerini ortaklığın tespitine ilişkin bir dava hakları olmadığını savunmuştur.
Her ne kadar açılan davada ortaklığın tespiti istenmiş ise de, amaç ortaklık ilişkisini sağlamak olup, istem geniş kapsamlıdır. Bunun içinde varsa ihraç kararının incelenmesi ve ihraç kararının iptali talebinin mevcut olduğunun da kabulü gerekir. Nitekim 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16. maddesinde çıkarılan ortağın durumunun bir an önce açıklığa kavuşturulması ve bu suretle kooperatifle ortağın iş ilişkisinden çıkan bir çekişmeden kooperatifin uzun süre etkilenmemesini önlemek için bu süre geçerlilik şartı olmamakla beraber, çıkarma kararının 10 gün içinde noter aracılığıyla tebliği öngörülmüştür. Bu itibarla, davacılar hakkında ortaklıktan ihraç kararı verilip, verilmediğinin ve varsa bu davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti ile son sözleşme ve yasa uyarınca ortaklıktan ihraç nedenlerinin mevcut olup olmadığının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi icabederken, mahkemece davacıların yazılı olduğu şekilde dava açmaya usulen hakları olmadığından ve dava açmakta menfaatleri bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir..) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü :
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 21.5.1986 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy