(743 S. K. m. 894, 895, 896, 897) (YHGK 12.09.1982 T. 1979/8-589 E. 1982/482 K.)
Dava: Taraflar arasındaki meni müdahale davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Rize Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 25.5.1983 gün ve 1982/57 - 1983/184 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
(... Dava, gerçek kişiler arasında cereyan etmektedir. Orman idaresi davada taraf olmadığına göre uyuşmazlığın Medeni Kanun'un 894.-897. maddelerinde öngörülen zilyetliğin korunması kurallarına göre çözümlenmesi gerekir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davacı tapuda kayıtlı olmayan 9900 metrekare yüzölçümündeki taşınmazı 1972 yılında babası Hasan'dan satın aldığını, davalıların bu yere vaki müdahalelerinin önlenmesini istemiştir.
Yerel mahkeme dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olduğunu, davacının dava hakkı olmadığını belirterek davayı reddetmiş, özel daire yukarıya metni aynen alınan bozma ilâmı ile hükmü bozmuştur.
Dava konusu olayda, davacı, sadece zilyetliğe dayanmaktadır. Zilyetlik hukuk tarafından korunan eylemli bir durumdur. Hukuk düzeni bu duruma (bir hakka dayanıp dayanmadığını göz önüne almaksızın) bazı hukukî sonuçlar bağlamıştır. Zilyetlik davalarında mülkiyet uyuşmazlığı çözümlenmediğinden verilen kararlar mülkiyet yönünden kesin hüküm oluşturmazlar. Orman idaresinin bir iddiasının bulunmadığı ve idarenin taraf olmadığı davalarda dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olması, taraflar arasındaki zilyetliğin korunması davasının incelenmesine engel oluşturmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun istikrarla uygulamaları bu doğrultuda bulunmaktadır. (HGK. 18.10.1967 gün, 8/363 E., 461 K., 1.11.1972 gün, 8/697 E., 895 K., 12.9.1982 gün, 1979/8-589 E., 1982/482 K.).
O halde, davanın zilyetliğin korunması davası olduğu gözetilerek, uyuşmazlığın zilyetlik hükümleri dairesinde çözümlenmesi için özel daire bozma ilâmına uyularak gerekli araştırma ve inceleme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eski hükümde direnilmesi bozmayı gerektirir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma ilâmında gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy