(766 S. K. m. 32, 33)
Dava: Taraflar arasındaki «tapu iptali ve tescil» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bakırköy Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 21.12.1981 gün ve 1980/353 - 1981/540 sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
(... Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilâmlarında özetle; iptali öne sürülen tapu kaydının malikleri Hasan kızı Mahire ile İsmail oğlu Muzaffer Han'ın İran uyruklu oldukları belirlenip, adreslerinin açıklandığına değinilerek bunlar namına usule uygun şekilde tebligat yapılması ve işin esasının bundan sonra incelenmesi lüzumuna işaret olunmuştur. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiştir. Bozma ilâmına uyulduğu halde gereği tam olarak yerine getirilmemiş, kayıt malikleri veya mirasçıları namlarına tebligat yapılmamıştır. Kadastro tahditleri tapu kayıtlarına dayanmaktadır. Davacı kayıt kapsamında kalan taşınmazları zilyetlikle iktisap eylediğini öne sürmüştür. Uyuşmazlığın niteliği bakımından nizalı taşınmazlara taallûk eyleyen tapu kaydı maliklerinin şahsi hallerinin kayıtla belirlenebileceğinin ve bu yoldaki şahadete değer verilemeyeceğinin düşünülmesi karşılıklar da buna ilişkin bir belirleme bulunmadığı yönü üzerinde durularak kayıt malikleri ölmüşlerse husumetin mirasçılarına yöneltilmesi, gaip olmaları halinde haklarında gaiplik kararı istihsal hususunun düşünülmesi gerekirken, mahkemece bunlardan zuhul ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğu gibi, kabul şekline nazaran mirasçı bırakmaksızın 20 yıl önce öldükleri benimsenen tapu kaydı maliklerinin Türkiye'deki taşınmaz malları Hazine'ye intikal eyleyip 1617 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Ön Tedbirler Kanunu ile değiştirilen, 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 32/son maddesi uyarınca bu kabil taşınmazların zilyetlikle iktisabı olanağının varlığından bahsedilemeyeceği hususunun düşünülmemiş olması da kanuna aykırıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davalı Hasan kızı Mahire ile İsmail oğlu Muzaffer Han'ın İran uyruklu oldukları, mirasçı bırakmadan öldükleri, Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.9.1981 gün ve 1981/1498-1017 sayılı ilamıyla anlaşılmıştır. Mirasçı bırakmadan ölen yabancı uyrukluların taşınır ve taşınmaz malları T.C. Devletine kalır. Tapulama Kanunu'nun 33/son maddesi uyarınca kanunları uyarınca Devlete kalan taşınmaz mallar tapuda kayıtlı olsun veya olmasın kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap edilemezler. Belirtilen nedenle davanın reddi gerekir. Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılardan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy