(506 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasındaki "Tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 5.6.1984 gün ve 1983/5-1984/566 sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 17.9.1984 gün ve 1984/6827-7702 sayılı ilamı;
(.. Olayda her ne kadar işverenin alması gereken bir tedbirin bulunmadığı ve dolayısiyla işverenin kusurlu olmadığı anlaşılmakta ise de, miras bırakan yer altında motor kullanmaktadır. Yorucu çalışma yükü altında zaman zaman dikkatinin azalacağı ve bunun da işin mahiyetine bağlı tehlike hali oluşturacağı hayatın olağan akışı içerisinde benimsenmesi gereken bir durumdur. Kaldı ki iş sırasında makinistin duyabileceği herhangi bir ses dahi onun ters yöne bakmasına neden olabilir. O halde bu düşünceler karşısında, kazalıya % 100 kusurun yüklenmesi isabetli olmayacağı gerekirse tehlike halinin oranı hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucu uyarınca karar verilmelidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Olayda işverenin alması gereken bir tedbirin bulunmadığı ve dolayisiyle işverenin kusurlu olmadığı yönünden mahkeme ile Özel Daire arasında uyuşmazlık yoktur. Ancak işverenin kusursuz olması kusurun tamamının kazalı da olduğunu da göstermez. bu nedenle yorucu çalışma yükü altında zaman zaman dikkatinin azalacağı ve bunun tehlike hali oluşturacağı kabul edilmeli, % 100 kusurun kazalıya yüklenmesini isabetli olmayacağının düşünülmesi ve tehlike halinin oranı hakkında gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir. Bu nedenlerle mahkemece Hukuk Genel kurulunca da benimsenen Özel daire bozma kararına uyulmak icabederken önceki kararda direnilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda ve özel Daire bozma kararında yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dava, miras bırakanın uğradığı iş kazası sonucu maddi manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm deliller toplanmış ve böylece saptanan maddi olgular gözönünde tutulmak suretiyle uzman kişilerden rapor alınmıştır. Dosyada mevcut ve birbirini tamamlayan her üç raporda da olayın meydana gelişinde işverenin kusurlu olmadığı, kusurun tamamının (%100) miras bırakanda olduğu vurgulanmıştır. Nitekim Özel Daire bozma ilamında da, olayda işverenin olması gereken bir tedbirin bulunmadığı dolayısıyla kusurlu olmadığı kabul edilmiştir. Dosyada mevcut deliller tespit edilen maddi olgulara ve düzenlenen bilirkişi raporlarındaki açıklamalara göre, olayın meydana gelmesinde etkili olabilecek kaçınılmaz bir nedenin varlığından da söz etmek mümkün değildir. Mahkemece bütün maddi olgular saptanmış olup, bu olgulara göre kaçınılmazlığın bulunmadığı açıktır. Bu durumda işveren tazminatla sorumlu tutulamayacağından, davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararının Onanması oyundayım ve çoğunluğun görüşüne karşıyım.
Full & Egal Universal Law Academy