(743 S. K. m. 931)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;
Çerkezköy Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 6.2.1984 gün ve 334-8 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
( ...Davacı Hazine, tapulu taşınmazının Fatma Alemdar adına tespit edildiğini ileri sürerek Tapulama Mahkemesinde dava açmıştır. Fatma Alemdar'ın tespite itiraz davasından önce öldüğü anlaşılınca ölü kişi hakkında dava açılamayacağı gerekçesi ile dava reddedilmiştir. Bu kez davacı Hazine ölü Fatma Alemdar'ın yasal mirasçılarını saptayarak temyize konu bu iptal davasını açmıştır. Ne var ki, ilk dava devam ederken Fatma mirasçılarının dava konusu taşınmazı üçüncü kişiye sattıkları ve davanın açıldığı tarihte kayıt maliki olmadıkları anlaşılmış mahkemece dava husumet yönünden reddedilmiştir. Davanın kayıt malikine de yöneltilmesi gerekeceği hususu doğrudur. Ancak yeni kayıt maliki aleyhine açılacak tapu iptali davasında iktisabın iyi niyete dayanıp dayanmadığı re'sen araştırılacaktır. Çünkü iyi niyet savunması def'i değil itirazdır. Satış yapan Fatma mirasçılarının Hazine malını bile bile son kayıt malikine sattıkları ve son malikin de bu durumu bilerek satın aldığı iddiaları ortaya konacaktır. Bayilerin gıyabında ve onların savunmaları alınmadan kötü niyetli oldukları yolunda hüküm kurulamaz. Fatma mirasçıları hakkında davanın reddine ilişkin olarak verilecek karar sağlıklı bir soruşturmayı (kesin hüküm) nedeniyle engeller. O halde davacı Hazine, hasımlarını yanlış değil noksan göstermiştir. Bu durumda davacı Hazine'ye son kayıt maliki aleyhinde de iptal davası açmak için önel verilmesi ve böylece bir dava açıldığı takdirde temyize konu bu dava ile birleştirilerek daha sağlıklı bir biçimde çözüme ulaştırılması gerekir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Medenî Kanunun 931. maddesi satıcının değil satın alan üçüncü kişinin iyi niyetini korumakta olup satıcının kötü niyetli olması satın alan üçüncü kişinin iyi niyetinin yasal himaye altında bulunmasını önlemez. Olayda satın alan üçüncü kişinin kötü niyetli bulunduğu da ileri sürülmemiş olmasına göre son kayıt maliki aleyhine dava açılması için mehil verilmesine gerek yoktur. Son kayıt malikinin kötü niyetli olduğu iddia ediliyorsa ayrıca dava açabilir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy