(743 S. K. m. 919)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Taşköprü Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 7.12.1983 gün ve 25-642 sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine,
(...Taraflar dava konusu 903 parsel sayılı taşınmazda müşterek mülkiyet üzere paydaştırlar. Dosya içeriğine göre davacı, parsel üzerinde bulunan kuzey yöndeki iki katlı evin kendisine ait olduğunun tespitini ve tapuya bu yolda şerh konulmasını istemiştir. Mahkemece de çekişmeli binanın terekeye dahil para ile yapıldığından ve iddianın kanıtlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa yerel bilirkişi ile tanık sıfatıyla dinlenen tapulama tutanağındaki bilirkişiler Mehmet Y., Yusuf Y., Mehmet K. ve davacı tanıkları Kasım ve Hüseyin davaya konu evin kendi parası ile davacı tarafından ortak miras bırakanları Raşit'in 1940 olan ölüm tarihinden ve mirasçıları arasındaki harici taksimden sonra yaptırıldığını duraksamaya yer bırakmayacak şekilde bildirmişlerdir. Bu deliller bir kenara itilerek çekişmeli binanın murisin terekesine dahil para ile yaptırıldığı yolunda beyanda bulunan davalılardan Elife'nin kocası tanık Mustafa Ö.'ın sözüne itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabet yoktur...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davacı dava konusu evin kendisi tarafından yapıldığının tespiti ile bu şekilde tapu siciline şerhedilmesini istemiş; mahkeme iddianın ispat edilemediğini kabul ile davayı reddetmiştir. Dosyada toplanan ve birbirini doğrulayan delillerle davacı evin kendisi tarafından yapıldığını ispat etmiştir.
Davacı, her ne kadar, 903 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki iki katlı evin, kendi parası ile inşa edildiğinin tapuya şerh edilmesini istemiş ise de dava konusu eve ilişkin olarak gerçekleşen iddianın tapu siciline şerh edilmesine olanak bulunmadığından ancak tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilebilir.
O halde, toplanan delillere göre, dava konusu evin davacı tarafından yapıldığı anlaşılmakla; davanın kabulü ile nizalı evin davacı tarafından yaptırıldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın reddine ilişkin hükümde direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle, direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan ve Özel Daire bozma ilâmında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy