(743 S. K. m. 132)
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Akhisar Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 24.2.1984 gün ve 1983/163-1984/62 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
(...Dava terk sebebine dayandırılmıştır. Medeni Kanunun 132. maddesine göre karı kocadan biri evlenmenin kendisine yüklediği görevleri yerine getirmemek amacıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmaksızın evine dönmediği takdirde terk edilen eş ihtar koşulunu da yerine getirmek kaydı ile boşanma davası açabilir. Daha önceki terk üzerine vaki davete uyan davalı kadının eve döner dönmez kocası tarafından yüzü gözü kan revan içinde kalacak derecede sopayla dövüldüğü ve bu eyleminden dolayı da kadının şikayeti üzerine mahkum olduğu, işbu davaya dayanak yapılmak istenen terk olayının da sözü edilen dövülme sonucu olduğu anlaşılmaktadır. Kadının kendisini döven ve bundan dolayı da yargılanmakta bulunan kocanın yanında kalması beklenemez. Ceza davasının 17.2.1983 tarihinde sonuçlandığı ve ihtarın yapıldığı 23.2.1983 gününde kararın henüz kesinleşmediği, ihtar kararının 3.3.1983 gününde davalıya tebliğ olunduğu göz önüne alındığında, taraflar arasındaki husumetin ve dövülme olayının etkilerinin henüz silinmediğinin kabulü hayat deneylerine ve hayatın normal akışına uygun düşmektedir. İlk çağrıya uyduğunda dayak yiyen bir kadının bu defa da aynı akıbete uğrama ihtimalinin korku ve endişelerini taşıması doğaldır. Üstelik bu defa, mahkum olmanın doğurduğu kızgınlıkla ve öfke içerisinde bulunan veya davalı kadın tarafından öyle değerlendirilmesi normal olan davacının yine aynı şekilde kötü davranışlarda bulunma olasılığı daha da fazladır. Böyle ise kadının bu ortamda ve olayların izleri henüz silinmeden vaki davete uymamış olmasına, onun aleyhine yorumlamak hem Kanunun amacına ve hem de hakkaniyete uygun düşmez. Kaldı ki, olayların gelişim biçimi, davacı kocanın davette samimi olmadığını da göstermektedir. İlk davete uyan eşini eve gelir gelmez dövmesi onunla birlikte kalmak istemediğinin açık kanıtıdır. O halde davanın reddi gerekirken terk sebebiyle boşanmaya karar verilmesi Usul ve Kanun'a aykırıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy