(743 S. K. m. 262, 277)
Taraflar arasındaki velayetin nez'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 17.7.1984 gün ve 1984/192-497 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
(...Toplanan delillerden, davalı kadının yaşantısının toplumun çoğunluğu tarafından benimsenmeyecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Bu hal, çocukların ruhsal yapılarında ve gelişmelerinde olumsuz etkiler meydana getirecek önemli bir sakınca teşkil eder. Ananın bu davranışı ve özellikle onları Türkiye'de bırakıp yurt dışına gitmesi, Libya'da oturması keyfiyeti ve çocukların bakımsız kalmış olmaları, velayet görevinin aşırı derecede ihmali niteliği taşır. Esasen, yaşantısı böylesine hareketli olan bir kadının çocuklarına gerekli zaman ayırıp onların yetişmesi ile ilgilenmesi mümkün değildir. Bu şartlar altında çocukların velâyetlerinin nez'i zorunluluğu doğmuştur. Buna rağmen açıklanan yönler gözetilmeden isteğin red edilmesi usul ve kanuna aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy