(743 S. K. m. 466)
Taraflar arasındaki tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gölcük Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 27.12.1984 gün ve 130 - 494 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
(... Dava konusu taşınmazın temlik tarihindeki değerinin tespiti için yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında bildirilen kıymetlere davacı taraf itiraz ederek, bu konuda yapılan ikinci keşfe itirazını da, daha önce davacının eşi ile davalılar arasında cereyan edip sonuçlandığı anlaşılan geçit hakkı davasında düzenlenen rapora dayandırmıştır. Gerçektende geçit hakkı davasında tespit olunan kıymet ile bu davada bilirkişinin belirtmiş olduğu kıymetler arasında açık farklar bulunduğu anlaşılmaktadır. Her iki davada da birbirine yakın tarihlerdeki kıymetler tespit olunmakla beraber arada belirgin şekilde açık fark bulunduğu göz önünde tutularak davacının dayandığı ve geçit hakkı tanınmasına ilişkin dava dolayısıyla düzenlenen rapor da dikkate alınmak suretiyle mahallinde yeniden keşif yapılıp dava konusu taşınmazın temlik günündeki değeri kesinlikle tespit edildikten sonra objektif kasıt yönünden değerlendirilmeye esas tutulması tasarruf nisabının aşılıp aşılmadığının da terekenin ölüm günündeki değerine göre saptanması ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye objektif kasıt bulunmadığında ve tasarruf nisabının aşılmadığından söz edilerek davanın reddi Usul ve Kanun'a aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki karar da direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oyçokluğu ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy