(818 S. K. m. 390, 392) (743 S. K. m. 6)
Dava ve karar: Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 3.5.1985 gün ve 1985/52-201 sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 10.6.1986 gün ve 1985/7951-1986/773 sayılı ilamı:
(... Davacının dava dilekçesinde yazılı olduğu biçimde ve miktarda dava açılması için talimat verdiğini ve bu sebeple açılan davada verilen talimata uygun olarak fazlaya ait haklarının saklı tutulmadığını kanıtlamak, davalı vekile ait bulunmaktadır. Çünkü bedeni zarar nedenine dayanan bu tür tazminat davaları hukuk ve yargı literatüründe belli ölçülere bağlanmış olup, zararı doğuran olay ile etken unsurlar bilindikten sonra, tazminat miktarının gerçeğe çok yakın miktarda hesaplanmasını avukattan beklemek hayatın ve avukatlık mesleğinin olağan gereklerine uygundur.
Davalı vekili, görevi ve özen borcu gereği bu gibi davalarda maddi tazminatın ne suretle hesabedildiğini ve bilirkişinin bunu hesap ederken yapması gereken incelemeleri bilmesi ve yaklaşık bir maddi tazminat belirleyerek davayı açması ve müvekkilin haklarının gereği gibi korunması için fazlaya ait hakları saklı tutması ve müvekkili bu konularda aydınlatması da avukat tutmanın nedenlerinden olup avukatlık görevinin gereklerindendir.
Mahkemece bu yönler göz önünde tutulmadan ve talimatla ilgili hususta davacının kanıtlama yükümlülüğü kabul edilerek davanın reddedilmesi yerinde görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre. Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy