(2709 S. K. m. 141) (1086 S. K. m. 429)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Eskişehir Üçüncü Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 18.3.1985 gün ve 285-187 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesi'nin 19.12.1985 gün ve 9171-10169 sayılı ilamıyla;
(... Davacının isteğini aynen kabul ederken bunun gerekçesini (tarafların delilleri toplanmıştır, tarafların tanıkları dinlenmiştir. Bilirkişi raporu mahkemece kabule şayan görülmüştür. Toplanan delillerle davacının davası sabit görülmüştür) sözcükleriyle açıklanmıştır; tarafların dayandıkları deliller karar yerinde karşılık olarak tartışılıp değerlendirilmemiştir. Oysa davalılar, delil olarak güçlü sayılabilecek fatura gibi belgelere ve bunları kısmen doğrulayan tanık beyanlarına dayanmışlardır.
Mahkemelerin kararlarının gerekçeli olacağı bir Anayasa emri olduğu kadar aynı zamanda yargılama işleminin kaçınılmaz bir unsurudur. O halde mahkemenin gerekçe niteliğinde olmayan, ancak sonucu gösteren yargılarla hüküm kurması usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden: Davalılar vekili.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Mahkeme kararı, Özel Daire tarafından, yasal gerekçeden yoksun olması nedeniyle bozulmuştur. Gerçekten ilk kararda Yargıtay'ın denetlemesini sağlayacak gerekçeye yer verilmemiş, bozmadan sonra kararda gerekçeye yer verilmemiştir.
O halde, eylemli uyma niteliğindeki bu yeni hükmün esasının incelenmesi için dosya, Özel Daireye gönderilmelidir.
Sonuç: Dosyanın, yukarıda gösterilen nedenle, esasının incelenmesi için Dördüncü Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 13.03.1987 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy