(743 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 213, 216, 217)
Dava: Taraflar arasındaki "mahsul bedelinden alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Polatlı Birinci Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 12.9.1984 gün ve 1983/321 esas, 1984/305 karar sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesi'nin 2.5.1985 gün ve 1985/3854-4438 sayılı ilamı ile; (..Davacıların ektiği ve davalı tarafından toplanan ürünün ilişkin bulunduğu 1602 parselin mülkiyetinin ihtilaflı bulunduğu ve bu hususta tapulama mahkemesinde davanın devam etmekte olduğu anlaşılmıştır. Ürün davalı tarafından benimsenerek toplandığına göre, davacının meydana gelen zararının kapsamı mülkiyet ihtilafının sonucuna göre değişik olacaktır. Mahkemece anılan davacının sonucu beklenmeden ve davalının ibraz ettiği noter satış senedinin 1602 sayılı parsele ait olup olmadığı usulüne uygun şekilde araştırılmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır..) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden: Davacılar vekili.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresince temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1602 parsel nolu taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle davacılardan Mehmet tarafından davalıya satılmış, zilyetliği de devredilmiştir. Ne varki, davacılar tarafından ekilen kimyon mahsulü olgunlaşınca davalı tarafından toplanarak götürülmüştür. Davacılar mahsulün tüm bedelini istemektedirler. Davalının tasarruf ve zilyetliğine bırakılan parsele izinsiz kimyon eken davacılar iyiniyetli olamazlar. Bu nedenle kimyonun tüm değerini isteyemezler. Ancak; mahsulü eken kişi olarak bir takım zorunlu giderlerde bulundukları vakıası da ortadadır. Davacılar ancak işbu zorunlu giderlerini isteyebilirler. O halde bu konuda yapılan zorunlu masrafların tespiti ile yalnız zorunlu masraflarla ilgili istemin kabulüne karar verilmek gerekir. Direnme kararı bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 03.04.1987 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy