(3201 S. K. m. 10) (818 S. K. m. 105)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4.İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 9.10.1986 gün ve 144-846 sayılı kararın incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 11.12.1986 gün ve 5761-6760 sayılı ilâmı:
( Davada, İsviçre Sosyal Sigortalar Kurumundan İsviçre Frangı olarak Sosyal Sigortalar kurumuna transfer edilen davacıya ait Sosyal Sigorta primlerinin 13.1.1986 tarihinde ve transfer tarihi olan 15.5.1985 günündeki döviz kuru üzerinden iade edildiği, oysa getirtilen primlerin iade tarihindeki kura göre ödenmesi gerektiği ileri sürülmüş ve kur farkının tahsiline karar verilmesi istenmiştir. Burada döviz olarak transfer edilen primlerin hangi tarihteki kur üzerinden ödenmesi gerektiği hususu önem taşımaktadır. 3201 sayılı Kanunun 10. maddesinin son fıkrası transfer edilen primlerin transfer tarihindeki cari kur üzerinden Türk Lirası karşılığının iade edilmesi gerektiği hükmünü getirmiştir. Kaldı ki, Kurum kendisine intikal eden primleri mevzuata uygun şekilde hemen Türk parasına çevirterek Ziraat Bankasındaki hesabında bloke ettiğine ve getirtilen döviz nedeniyle herhangi bir haksız kazanç elde etmediğine göre, sonradan oluşan kur farkının ödetilmesi istenemez.
Mahkemece, açıklanan bu maddî ve hukukî olgular göz önünde tutularak davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması Usule ve Yasaya aykırıdır, gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davacının İsviçre'deki çalışmaları nedeniyle İsviçre Sosyal Güvenlik Kurumuna yatırılmış bulunan 21.899 İ. Frangı tutarındaki primleri Sosyal Güvenlik anlaşması gereğince 6.6.1985 tarihinde transfer edilip, transfer tarihindeki kur üzerinden TL. karşılığı 4.546.613.41 liranın Kurum'un Ziraat Bankası Yeniseki Şubesinde bulunan hesabına kaydedildiği, davacının başvuruları sonunda 13.1.1986 tarihinde, 21.899 İsviçre Frangının transfer tarihindeki kur üzerinden TL. karşılığı olan 4.546.013.41 liranın davacıya ödendiği konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davada, ödemenin 7 aydan fazla bir süre sonra yapılmış olması nedeniyle zarar görmüş olduğundan bahisle ödeme tarihindeki kur üzerinden kur farkı tutarı 1.602.570 liranın tahsili istenmiştir.
Çözümlenmesi gereken hukuksal sorun, transfer edilen primlerin TL. karşılığının geç ödenmesi dolayısıyla davacının zarar gördüğü iddia edildiğine göre, ödeme tarihindeki kur farkının zarar karşılığı olarak istenip istenemeyeceği, başka bir anlatımla zarar miktarının nasıl hesaplanacağı ve hangi koşullarla istenebileceği noktasında toplanmaktadır.
3201 sayılı Kanunun 10. maddesinin son fıkrasındaki transfer tarihindeki cari kur üzerinden TL. karşılığı olarak ilgili Sosyal Güvenlik Kuruluşunca sigortalıya, hak sahiplerine veya mirasçılarına iade edilir hükmü karşısında transfer edilen 21.899 İsviçre Frangı'nın ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmesi mümkün değildir. Bu durumda, davanın yasal dayanağının Borçlar Kanununun 105. maddesi olduğu açık-seçiktir. Transfer edilen primler 6.6.1985 tarihindeki cari kur üzerinden TL. karşılığı kurum hesabına kaydedildiğine ve dekontun Kuruma 26.6.1985 tarihinde intikal ettiğine, ayrıca gelen primlerin tamamının mı, yoksa bir kısmının mı ödenmesi gerektiği konusunda davacının borçlanma dosyası incelenip yetkili servisin karar ve bankaya talimat vermesi icap ettiğine göre, Kurumun çalışma sistemi ve iş hacmi karşısında uygun sürenin ne olabileceği, Kurumun hangi tarihten itibaren temerrüde düşmüş sayılacağı, gerektiğinde, bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle saptanmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yasal faizin üzerinde zararın gerçekleştiği iddia ve ispat olunmadıkça munzam zarara hükmedilemeyeceği hukuksal gerçeği karşısında, davacının yöntemince isticvap edilerek, transfer edilen primler karşılığı TL. nin zamanında ödenmesi halinde nasıl değerlendirileceği, menkul değerlere yatırılıp yatırılmayacağı saptanmadan ve bu konudaki davacı delilleri toplanmadan davanın kabulü Usule ve Yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş, açıklandığı şekilde primlerin en erken hangi tarihte ödenebileceği; uygun sürenin, başka bir anlatımla temerrüt tarihinin ne olduğu saptanıp temerrüt tarihi ile ödeme tarihi arasında davacının ne gibi munzam zararı gerçekleştiği konusunda isticvap edilerek göstereceği deliller toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurumun bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy