(743 S. K. m. 132)
Taraflar arasındaki terk nedeniyle boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kütahya Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 28.10.1986 gün ve 378-588 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
(...İhtarın hukuki sonuç doğurabilmesi için davetin samimi bir arzunun ürünü olması gerekir. Dosyadaki delillerden davet süresi içinde tarafların huzuru ile yapılan tesbit sırasında, davacı kocanın ( amacının boşanmak olduğunu, karısı ile birleşmek istemediğini) söylediği gerçekleşmiştir. O halde, davanın red edilmesi gerekirken olaya uymayan düşüncelerle boşanmaya hükmedilmesi Usul ve Kanunu aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
İhtarın hukuki sonuç doğurabilmesi için, ihtar isteğinden önceki iki ay içinde, eve davet olunan eşin haklı bir sebep olmaksızın birlik dışında yaşadığının gerçekleşmesi gerekir. Başka bir anlatımla, terk tarihinden itibaren iki aylık süre geçmeden ihtar isteğinde bulunulamaz.
Öte yandan ihtar kararının davalıya tebliğinden sonra bir aylık süre geçmedikçe de boşanma davası açılamaz (MK. 132/1).
Bir aylık sürenin başlangıcı ise, ihtar kararının davalıya tebliği tarihinden başlar. Ancak, ihtar kararında davet edilen eş için nakil masraflarını karşılayacak yol parası öngörülmüş ve bu paranın da davacı tarafından ihtar kararının tebliği tarihinden sonra alındığı gerçekleşmiş ise bir aylık sürenin başlangıç tarihi paranın alındığı veya davalı tarafından paranın alınmasından imtina edildiği tarihtir.
Kanunda belirtilen bu süreler dava şartı olup kamu düzenini ilgilendirdiğinden hakim tarafından re'sen dikkate alınması ve araştırılması gerekir.
Dosyadaki delillerden, davalının hangi tarihten beri birlik dışında yaşadığı, böylece ihtar istek tarihinde, MK. 132'de belirtilen iki aylık sürenin dolmuş olup olmadığı kesinlikle anlaşılmamaktadır.
Öte yandan adres değişikliği sebebi ile iade edilen yol parasının davalıya hangi tarihte ödendiği tesbit edilmemiştir.
Öyle ise tanık ifadelerine tekrar başvurulup davalının birlik dışında yaşama süresinin saptanması, PTT İdaresinden sorularak paranın ödeme tarihinin tesbiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu yönlerin gözetilmemiş olması Usul ve Kanuna aykırı olup, direnme kararı bozulmalıdır.
Davalının temyiz itirazlarının kabulüne, direnme kararının yukarıda yazılı sebepler ile BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy