(1086 S. K. m. 417)
Dava: Taraflar arasındaki "hâkim müdahalesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Altındağ Üçüncü Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 25.2.1987 gün ve 1986/1224-1987/174 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay Beşinci Hukuk Dairesi'nin 8.6.1987 gün ve 8232-10512 sayılı ilâmıyla; (... Kat irtifaklı bir apartmanın ortak tesislerinden olan kalorifer ana su taşıma borularının toprak altından geçen kısımlarının çürümesi nedeniyle, bu boruların zemin kattaki davalılara ait bağımsız bölümlerin içinden geçirilmesi önerisine davalılar karşı çıktıklarından, yönetici davalılar aleyhine açtığı bu dava ile davalıların bu çözüm şekline rıza göstermiş sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yaptırılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda, çürüyen boruların projesine uygun biçimde ve eski yerinde onarılması gerektiği belirtildiğine göre, yerinde bulunmayan davacı isteminin reddine hükmolunması gerekirken, istem dışına çıkılarak, boruların projesinde gösterilen yerde onarılmasına ve yargılama giderlerinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesi doğru bulunmamıştır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden: Davalılar vekili.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
1- Davalılar vekili, 25.2.1987 günlü yerel mahkemenin ilk kararını sadece yargılama giderleri ve vekalet ücreti noktasından temyiz etmiştir. Esasa ilişkin temyizi olmadığı temyiz dilekçesinden açık olarak anlaşılmaktadır. O halde, esasa ilişkin olarak yerel mahkemenin direnme kararı usul ve yasaya uygun olup, onanmalıdır.
2- Yargılama giderlerine ilişkin temyize gelince; mahkemece da kabul edildiği gibi, ana toplama ve dağıtma borularının projesine uygun bir ve iki nolu dairelerde değer düşüklüğü meydana getirmeyecek şekilde geçirilmesine karar verildiğine göre, davacı davanın açılış şekli itibariyle haklı çıkmamıştır; başka bir anlatımla davada davacının istek şekline davalı karşı çıkmakta haklı görülmüş; mahkemece Kat Mülkiyeti Kanununun gereklerine uygun başka bir çözüm şekli benimsenmiştir. Bu durum karşısında davalılara yargılama gideri yükletilmesi usul ve yasaya aykırı olup, direnme kararı açıklanan sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda bir nolu bentte gösterilen nedenlerle direnme kararının esas yönünden ONANMASINA iki nolu bentte gösterilen nedenlerden dolayı direnme kararının yargılama gideri bakımından BOZULMASINA, 27.01.1988 günlü görüşmede oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy