(743 S. K. m. 618) (1086 S. K. m. 297)
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bartın Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 29.6.1983 gün ve 213-312 sayılı kararın incelenmesi davalılar tarafından istenilmesi üzerine,
(...Dava konusu taşınmaz hakkında daha önce davacı tarafından davalılar aleyhine açılan 1980/275 esas sayılı meni müdahale davası reddedilmiş ve bu hüküm temyiz edilmek suretiyle kesinleşmiştir. Bu sonraki davanın konusu ve tarafları aynı kişilerdir. Şu durumda ilk hüküm HUMK. nun 297. maddesi uyarınca bu davada kesin hüküm sayılmaktadır. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Davacı Rıza Girgin 3.5.1983 günlü dava dilekçesi ile hududunu gösterdiği 31 metrekarelik taşınmazı, babasından satın aldığı ve halen de kendisinin kullandığını, davalıların bu yere samanhane yaparak el attıklarını iddia ile, bunun önlenmesini istemiştir.
Davacı Rıza Girgin, daha önce aynı davalılar aleyhine 30.6.1981 tarihinde açmış olduğu davada ise, harman yeri gölgelik taşınmaza, davalıların müdahale ettiklerini ileri sürerek, bunun önlenmesini istemiştir. Davacının açtığı bu dava red edilerek kesinleşmiştir. (Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.11.1981 gün ve 373/565 sayılı kararı).
Davacının, davalılar aleyhine çok daha önce 21.4.1980 tarihinde açmış olduğu bir başka davada ise, davalılar babası bulunan kardeşinin kendisinden samanhane inşa etmek için yer istediğini, kardeşinin istediği yeri verdiğini, buna karşılık kendisine kardeşi tarafından başka bir yer verilmiş olduğunu, kardeşinin ölümünden sonra, çocukları bulunan davalıların 18 metrekarelik gölgelik çardak tabir edilen bu yere el attıklarını ve bu nedenle aleyhlerine açmış olduğu dava sonunda, davayı kazanarak, davalıların vaki müdahalelerinin önlenmesine karar verilmiş ve bu kararın da kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır (Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 8.10.1980 gün ve 275/490 sayılı kararı).
Bu durum karşısında ve kesinleşen hükümler dikkate alındığında, davalılar bidayette anlaşma karşılığı davacıya vermiş oldukları yeri geri aldıkları, buna karşılık davacıdan aldıkları yeri iade etmedikleri anlaşıldığından, anlaşmada önceki durumun geri dönmesini, başka bir anlatımla davacıdan alınan yerin davacıya verilmesini sağlayacak biçimde hüküm tesis olunmak icabedeceğinden, direnme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy