(743 S. K. m. 639) (766 S. K. m. 31)
Dava: Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescili " davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 21.10.1986 gün ve 156 - 498 sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2.2.1987 gün ve 589 - 679 sayılı ilamı:
(... Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli bulunmamaktadır. Davacı, tapulamaca 30.9.1936 günlü tapu kaydına istinatla ölü Şaban ve ölü Mahbule adlarına 1/2 şer hisse olarak 24.7.1971 tarihinde 4958 parsel numarası ile tespit ve tescil olunan taşınmaza ilişkin tapu kaydının zilyedliğe istinaden iptal ve adına tescilini istemiş ve hazine cevap layıhası ile birlikte davanın reddini ve karşılık dava olarak taşınmazın hazine adına tescilini talep etmiş mahkemece davacı gerçek kişinin isteminin kabulüne ve hazine isteminin reddine karar verilmiş ve hükmün kabule ilişkin bölümü hazine tarafından temyiz olunmuştur. İptali talep olunan 4958 sayılı parsel ölü şahıslar adına tespit ve tescil olunduğuna göre olayda 766 sayılı Tapulama kanununun 31/2. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin tatbiki mümkün bulunmamaktadır. Ancak davacı iddiasının dayanak tapunun da hukuki değerini kaybettiğini belitrmek suretiyle medeni kanunun 639/2. maddesine dayanmıştır. Bu durumda lehine tespit yapılan Abdurrahman oğlu Ölü Şaban ile Abdurrahman kızı ölü Makbulenin mirasçılarının tespit edilip bunların hasım mevkine getirilmesi ve kendilerine husumet yöneltilmesi icabeder. Mahkemece bu yön dikkate alınmayarak hazine ve belediye hasım gösterilemek suretiyle açılan işbu davanın görülüp açıklandığı üzere karara bağlanması usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararada direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava M.K.nun 639/2. maddesine dayanan tapu iptali ve tescil isteğini içerdiğine göre tapu maliklerinin veya ölmüş iseler, mirasçılarının tespiti ile onların davaya dahil edilmeleri ve ondan sonra deliller toplanıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi icap eder. Bu yönler üzerinde durulmadan önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Bozma sebebine göre 766 sayılı yasa 31/2. maddesi üzerinde durmaya gerek görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı 20.01.1988 gününde BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy