(506 S. K. m. 79)
Dava: Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Burdur İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 17.6.1987 gün ve 209-270 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 30.10.1987 gün ve 5509-5709 sayılı ilamı ile;
(... Davacının 1.1.1971 - 3.12.1981 tarihleri arasında serbest muhasebe bürosu olduğu, vergi mükellefi bulunduğu taraflar arasında tartışmasızdır. Davalı kurumca, davacının işverenler Kamil, Hasan, Cahit, Ali, Süleyman, Mustafa, Yusuf, Mustafa, Dursun ve S.S. (...) Bahçelievler Yapı Kooperatifi işyerlerindeki toplam kuruma bildirilen 1594 günlük sigortalılığı, hizmet akdine dayanmadığı gerekçesiyle iptal edilmiştir. Dosya içeriğine göre, davacının işveren Kamilin işyerinde sıvacı olarak fiilen hizmet akdi ile çalıştığı anlaşıldığından bu işyerindeki sigortalılığın mahkemece geçerli sayılması yerindedir. S.S. (...) Bahçelievler Yapı Kooperatifinde ise müdür olarak çalıştığı iddia edildiğinden kayıtlar incelenerek davacının adı geçen kooperatifte müdür olarak çalışıp çalışmadığının tespiti, müdür olarak çalıştığı anlaşıldığından bu işyeri için davanın kabulü, aksi halde reddi gerekirken noksan inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ayrıca Kurumca, davacının sigortalılığı iptal edilen diğer işyerlerinde hizmet akti ile çalışmadığı, muhasebe kayıtlarını kendi bürosunda düzenlediği için bu çalışmaların hizmet akdine dayanmadığı düşünülerek bu kesimler için de davanın reddi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi kezalik usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre; Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire Bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy